Buradasın: / /

İstanbul’un modern tarafını tasarımlarına yansıttı

İstanbul’un modern tarafını tasarımlarına yansıttı

Ünlü moda tasarımcısı Arzu Kaprol, yeni koleksiyonunu görücüye çıkardı

“Futurİstanbul” adını verdiği koleksiyonunda Kaprol, İstanbul’un modern tarafını tasarımlarına yansıtmış. Koleksiyonunun dışında modacı şimdilerde Eylül 2008’de İstanbul sokaklarını süsleyecek olan dev ayakkabılardan birini de tasarlıyor.


Tasarımlarında her zaman İstanbul’u kullanan modern modacı Arzu Kaprol şehirli kadının hayatını kolaylaştıracak şık koleksiyonlar yaratmaya devam ediyor. Tasarımlarında kişilerin kültürüne ait detayları yansıtmaya dikkat ettiğini söylerken, bunları moda akımı ve modern zamanla birleştirdiğinde ortaya Kaprol dizaynları çıkıyor. Ayrıca dünyanın en önemli açıkhava sergilerinden biri olmaya aday Shoe-Art İstanbul 2008 dev ayakkabılar sergisine Arzu Kaprol de imza atacak. 150 dev ayakkabı heykelinin sergilenmesi planlanan projede Arzu Kaprol Futurİstanbul konseptinin devamı niteliğinde bir ayakkabı tasarlıyor. Kaprol’le yeni koleksiyonu Futurİstanbul’u ve dev ayakkabıları konuştuk.

Tasarımlarınızda mutlaka bir İstanbul teması bulunuyor. Neden?
İstanbul uzun zamandır zihnimi meşgul eden bir konu. Ben bu şehirden ilham alıyorum ve bu temadan kopamıyorum. Bu koleksiyonda ilk defa çok daha modern bir İstanbul’un altını çiziyorum.

Özel bir nedeni var mı?
İçinde yaşayınca başka, dışarıdan bakılınca başka bir şehirde yaşıyoruz. Dünyadan buraya baktığımızda daha mistik ve bulutlar arasında bir İstanbul görünüyor, ancak biz içinde yaşarken bunu görmüyoruz, hissetmiyoruz. Metropolün içinde, hızlı yaşayan, şık olmak isteyen kentliler var.

Sizi İstanbul’u nasıl ele alıyorsunuz?
Geçmişle geleceğin bir arada, gökdelenlerin, camilerin, köprülerin içiçe geçmiş hali beni etkiliyor. Tüm metropollüğüne rağmen bize ilham veren, geçmiş tarihi günümüze taşıyan eserlerin arasında yaşamak etiliyor beni. O tarihi dokuya her gün dokunmasak bile, orada olduğunu bilmek bize başka bir hava katıyor. İstanbul metropol kadınına özgü hikayeler yazıyorum. Bu hikayelerin içinde mutlaka coğrafyamıza özgü detayları barındırıyorum.

Modernliğin simgesi: Fosforlu yeşil

“Futurİstanbul”un fiziksel özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
85 parçadan oluşuyor. Koleksiyonda birbiriyle farklı konbinasyonlar yapmak mümkün. Renklerde siyah ve beyaz ağırlıkta. Ama bunların yanında kül renkleri, gri ve fosforlu yeşilleri görmek mümkün.

Fosforlu yeşil...
Fosforlu yeşil ya da sarıdan bir türlü vazgeçemiyorum. Gözümdeki fardan da anlayacağınız gibi fosforlu yeşil beni etkiliyor. Doğada bulunan bir renk değil, daha fütiristik bir renk. Benim için fosforlu yeşil modernliği temsil ediyor. Daha gerçek üstü bir renk olarak niteliyorum onu.

Sizin koleksiyonlarınızda daha çarpıcı renkler girecek mi hayatımıza?
Fosforların yoğun, çarpıcı morların, parlak kırmızıların, mercan renklerinin olduğu tasarımlar giriyor koleksiyonumuza.

Kıyafetlerin kumaşları çok göz alıcı...
“Futurİstanbul”da kullanılan kumaşlar ultraviyole ışınları ve suyu geçirmeyen, leke tutmayan, çabuk kuruyan, üstün dayanıklı bir yapıya sahip. Uzay teknolojisiyle üretilmiş, nano teknolojik kumaşlarla, el tezgahlarında dokunmuş geleneksel kumaşları birleştirdim. Ortaya görülmeye değer kıyafetler çıktı.

Tasarımlarınızın üretim sayısı nedir?
Çok fazla değil, her mağazaya az sayıda gidiyor ve çabuk tükeniyor. Kıyafeti beğenen bir sonraki gelişinde ya bedeni bulamıyor ya modeli...

Dışı siyah, içi ise rengarenk

Dev inekler, güller şimdi de ayakkabılar... Siz daha önce tasarım yapmış mıydınız?
Hayır, ilk defa ayakkabı tasarımı yapacağım. Bir hayli büyük. 2.20 eninde, 1.80 kadar yüksekliği olan dev ayakkabılardan bahsediyoruz. Çok büyükler, nerelere koyacaklar merak ediyorum.

Nasıl bir ayakkabı tasarladınız?
Futurİstanbul konseptinin devamı olacak. Siyah üzerine metalik ama içi çok renkli bir ayakkabı olacak.

Neden dışı siyah, içi renkli?
Konseptin devamı niteliğinde olduğundan dolayı... Dünyanın bizi gördüğü yani dışarıdan renksiz ama içeriden bir hayli renkli bir hayat algılayışı... Ayakkabım da bu fikri destekleyecek nitelikte.

O dev ayakkabıyı nerede boyuyorsunuz?
Önce bizim atölyemizi göndermeye kalktılar, aman dedim... Biz bir atölye bulduk, orada tasarımcı arkadaşlarımla fikir birliğine varmaya çalışıyoruz. Günümüz sürekli telefonla “nasıl yapalım” konuşmalarıyla geçiyor.

Ne zaman sergilenecek ayakkabılar?
Shoe-Art İstanbul 2008 adıyla, 1 Eylül-31 Ekim arasında İstanbul sokaklarını süsleyecek.

Bu projenin amacı nedir?
Sanatsal bir etkinlik olmasının yanı sıra Türk markalarının tanınmasını ve itibar kazanmasını destekleyen bir proje. Tabii sosyal sorumluluk duygusunu da içinde barındırıyor. Shoe-Art İstanbul 2008 sergisi sonunda düzenlenecek müzayededen elde edilecek gelir TEMA ve Türk Kalp Vakfı’na bağışlanacak.

Vatan

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler