Buradasın: / /

Mihrican Damba’nın defilesi dünyayı geziyor

Mihrican Damba’nın defilesi dünyayı geziyor

Onu henüz tanımıyor olabilirsiniz... Ama Mihrican Damba ismini belleğinize kaydedin. Çünkü önümüzdeki yıllarda bu ismi çok duyacaksınız. Kim mi Mihrican Damba? Ünlü moda tasarımcılarının okulu olarak bilinen London College of Fashion’da yüksek lisansını henüz tamamladı, tez konusu olarak sunduğu defilesi Şangay’dan Sydney’e Milano’dan California’ya kadar dünyanın önemli kentlerinden davetler alıyor. Kendi markasını yarattı, Londra’da satışa sunacak... Ve kısa sürede hayata geçirmek istediği bir dolu projesi var.
İzmir’de geçtiğimiz haftalarda ilki düzenlenen Fashionizm etkinliğinde defilesini sunma fırsatı bulan Mihrican Damba ile Nişantaşı’nda bir cafe’de buluştuk söyleşi için... Gözleri ışıl ışıl, enerji dolu... “Çok konuşkan değilimdir” diyor ama söz, modadan, giysilerden bildiği bir işten olduğundan herhalde, açılıyor. Hatta Türkiye’de onun gibi genç ve başarılı tasarımcılara nasıl yolların kapandığını, ilerleyemediğini anlatırken, tekstil sektörünün önde gelenlerine, Türkiye’deki uygulamalara kızgınlığını da gizlemiyor.
26 yaşındaki Mihrican Damba, 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, 2006’da İTKİB’in açtığı yarışmaya katılmış ama dereceye girememiş. “Yarışmayı kazanamayanlar sakın pes etmesin. Ben Londra’da Alexander McQueen’e İTKİB’de dereceye giremediğim koleksiyonla staja kabul edildim. Ve London College of Fashion’ın master bölümüne girdim. İTKİB ondan sonra fark etti beni. Tez projeme de İTKİB sponsor oldu” diyor.
Mihrican Damba yeteneğin eğitimle geliştirilmesi gerektiğine inananlardan... Bu yüzden de bu işin en iyi okulları olarak bilinen yerlere başvuruyor. Dönem kayıtlarını kaçırdığı için Central St Martins’de “Fashion Surgery” diye bir kursa gidiyor. Ardından da London College of Fashion’da “Fashion Design ve Technology” (Moda Tasarımı ve Teknoloji) üzerine master programına kabul ediliyor. Londra’da okurken da boş durmuyor. Alexander McQueen’de staj yapıyor. Master geçen Ocak ayında düzenledikleri bir defileyle bitiyor. Damba “Çok iyi teklifler geldi. Hâlâ o defilenin peşinden oraya buraya koşuşturuyorum. Londra, Şangay, Milano California’da defileleri tekrarladık. Şimdi planda Cannes ve Sydney var. Bir de en son kendi doğduğum kent olan İzmir’de defileyi yaptım” diyor.
Tasarımdaki tarzını, “Haute couture ile sanatı birleştiren bir yaklaşımım var. Sanattan beslenmeyi çok seviyorum” diye özetliyor.
Sinema kostümleri ve hazır giyim tercihim
Hedeflerini ise şöyle açıklıyor: “İlerideki hedeflerimden biri de sinema kostümleri. Ama satışa yönelik olarak hazır giyimden de vazgeçmek istemiyorum. Yani gelecekte kendimi hem hazır giyimde hem de sahne kostümlerinde görüyorum. İkisini bütünleştiren bir tarzım var. Teklifler de o yönde geliyor.”
Ne gibi teklifler olduğu konusunda ise sponsorluk görüşmeleri henüz devam ettiği için açıklayamadığı bir Hollywood projesinden bahsediyor. Bir de yeni kurduğu bir hazır giyim markasından: “Minic markasıyla hazır giyim koleksiyonu yapacağım. Dikişi, kumaşıyla kaliteli, tüm materyalleriyle lüks ve tasarımı ön planda olacak. Londra Brighton’da Webber’s diye bir mağazada başlayacak satış. Orası Chloe, Mulberry gibi markaları satıyor. Oradan teklif geldi. Onlar finansal destekçim şu anda.
Ben isterim ki Türkiye görsün.. Yani o bakış açısı Türkiye’de olsun önce Türkiye’de yapayım. Ama Türkiye’dekiler, önce Avrupa’nın onaylamasını bekliyor. Şimdi ben Avrupa’da onaylanacağım onlar beni kabul edecekler gibi... Ama bu da gurur verici.
Haute couture koleksiyonum daha sonra olacak. Onu ise Mihrican Damba diye kendi ismimle yapacağım.”
Damba bunların yanısıra Alexander McQueen, John Galliano gibi sanatsal ağırlıklı koleksiyon yapan yerlerde de çalışmayı düşünüyor. “Çevremi Londra’da kurmak istiyorum. Londra’ya gitmeden önce 2 sene Damat’ta çalıştım. Tween’in baş tasarımcısıydım. Üretici anlamında bir çevre edindim. Türkiye’ye geldiğimde neyi nerede ürettireceğimi biliyorum. Esas çevremi orada kurarsam Türkiye’ye daha yararlı olacağımı düşünüyorum. Burada kalırsam önüm kapanır” diye konuşuyor.

Akademiden defilesiz mezun oluyorlar

Türkiye’de tekstil sektöründe bir pazarlama sorunu olduğunu ileri sürüyor Mihrican Damba ve faaliyetlerin yetersiz kaldığını söylüyor: “Güzel Sanatlar Fakülteleri’nde okuyanların yaptıklarını kimler görüyor. Oralarda yetenekler yatıyor. Onlara yatırım yapılsa kendi tasarımlarını gösterebilecekler. Mesela bizim master sonrası tez defilemiz Londra Kraliyet Akademisi’nde oldu. Davet ettikleri kişiler, bütün Avrupa’dan dünyadan çok iyi akademisyenler, editörlerdi. Koleksiyonumu o insanlara gösterdim, onlar da gördüler ki bana sonrasında teklifler geldi. Ben Türkiye’de kalsam da aynı koleksiyonu yapardım benden çıkıyor nasıl olsa... Ama onlara ulaşamayacaktım. Olanak meselesi, o yüzden insanlar Avrupa’yı tercih ediyor. Çünkü oralarda kendilerini gösterebilecekleri alanlar yaratılıyor ve değer veriliyor.
9 Eylül Güzel Sanatlar fakültesinde 4 yıldır hiç defile yapmamışlar. Bu maddi sıkıntı olduğunu gösteriyor. İTKİB destek olabilir aslında.”

Trendlerle işim olmaz

“Trendmiş, renkmiş, şu kesim modaymış gibi bir derdim yok. Ne hissediyorsam onu yapıyorum. Siluet oluşturmada kendimi çok başarılı buluyorum. Önce siluetimi belirliyorum ondan sonra detaylara geçiyorum. Kumaşı kullanarak farklı bir boyut yakalamaya çalışıyorum” diyor.

Vatan

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler