Buradasın: / /

Paris Haute Couture Haftası bünyesinde bir defile sunacak olan Dilek Hanif : Couture'den vazgeçilmez

Paris Haute Couture Haftası bünyesinde bir defile sunacak olan Dilek Hanif : Couture'den vazgeçilmez

Bu, Dilek Hanif'in üçüncü Paris Haute Couture Haftası tecrübesi olacak. Ama heyecanı, ilk günkü gibi. Maçka'daki atölyesinde son hazırlıklar yapılıyor, rötuşlar tamamlanıyor. Hanif'in heyecanının bir diğer nedeni ise bu yılki defilesi için kendisine tahsis edilen mekân. "Moda haftasının en saygın mekânlarından, Paris Güzel Sanatlar Akademisi'nde (Ecole Nationale Superievre des Beaux-Arts) olacak bu yılki şov. Normalde Valentino, Jean Paul Gaultier gibi isimler için ayrılan bir mekân burası," diyen Hanif ile koleksiyonunu ve haute couture'ün geleceğini konuştuk...

- Koleksiyonunuzda maskülen formlar ve hatlar dikkat çekiyor. Nelerden esinlediniz?
- Evet, özellikle desen kullanmadım. Zırh dediğimiz farklı bir nakış tekniğiyle biraz daha erkeksi bir hava yakalamak istedim. Hem farklı bir görsel yakalamak istedim, hem de her koleksiyondan öncesi yaptığım gibi Topkapı Sarayı'nı gezdim ve oradaki kıyafetlerin netliğinden etkilendim. Kullandığım malzemelerle şıklık ve zarafet yaratmak kolay değildi ama, tam da istediğim gibi bir koleksiyon yakaladım.

HER KADININ BİR SMOKİNİ OLMALI
- Kolsuz smokinler gözüme çarptı. Bu yıl hayatını kaybeden Yves Saint Laurent'e Paris'te bir gönderme mi yapmak istediniz?
- Laurent, çok önemli bir kayıptı tabii. Aklımda o da vardı ama smokin, benim giyim anlayışımda vazgeçemediğim parçalardan biridir zaten. Ne giyeceğimi bilemediğimde, gardırobumun kurtarıcısıdır. Feminen ve maskülenin birleştiği çok net, şık, riski olmayan ve her zaman kullanılabilecek, kadınla örtüşen bir kıyafet.
Smokin, her gardıropta bulunması gereken, klasik bir parçadır.

- Tasarımcıların hazır giyim defilelerinden çekildiğini duyuyoruz. Yeni ekonomik durum haute couture endüstrisini de etkiledi mi?
- Bunu ben de merak edip araştırdım ve Couture Haftası'na bugüne kadar katılan bütün markaların bu yıl da var olduklarını gördüm. Çünkü couture'de sürekli olmak çok önemli bir şey. Bir kez katılmazsanız, bugüne kadar yaptığınız tüm çalışmalar boşa gider. Ayrıca anladığım kadarıyla bu yıl koşulları biraz daha rahatlatmışlar. 2004'te ilk gittiğimde, katılmak çok daha zordu. Zaten couture'den hiçbir zaman vazgeçilemez.
Couture olmadan
moda olmaz!

- Neden?
- Çünkü öncelikle couture'de, teknik olarak yaratıcı olmanız gerekir. Elde yapıldığı için, yeni şeyler bulup keşfetme şansınız çok daha fazla. Makinenin yapamadıklarını elde yapabilirsiniz. Bu yenilikler Couture Haftası'nda sergilenir, sonra da hazır giyimciler bunlarden ilham alır ve nasıl uygulayabileceklerine bakarlar. Couture vizyon açar, bir laboratuvar gibidir.

SADECE COUTURE GİYEN 200 KADIN VAR
- Peki couture tercih edenlerin sayısında bir azalma görüyor musunuz?
- Couture'ün kendi müşterisi, belki yılda beş yerine üç tane alır ama vazgeçmez. Chanel, Dior gibi ünlü markaların maliyetlerinin ve dolayısıyla da fiyatlarının artması, benim gibi yeni isimlere ilgiyi artırıyor. Çünkü müşteriler malzemede de, işçilikte de kalitenin onlardan aşağı yanı olmadığını görüyor, farklı bakış açısı da hoşlarına gidiyor. Modadaki devam eden kargaşanın da nedeniyle, kişiye özel hazırlanmış tasarımlara talep atracak zamanla zaten. İnsanlar az, öz ama daha iyi şeyler giymek isteyecek.

- Sadece couture giyen, sizin defilenizdeki gibi sabahlığını bile özel yaptıran çok kişi var mı?
- Çok değil ama dünyada bilinen yaklaşık 200 kadar kadın var.
Türkiye'de ise ağırlıklı olarak couture giyinen isimler var. Ama sayıları çok az.

Çok sayıda ünlü isim var

26-28 Ocak tarihleri arasında gerçekleşecek olan Paris Haute Couture Haftası'na çok sayıda ünlü modaevi katılıyor. Alexis Mabille, Stephane Rolland, Christophe Josse, Christian Dior, Felipe Oliveira Baptista, Adeline Andre, Giorgio Armani Prive, Chanel, Cathy Pill, Christian Lacroix, Atelier Gustavo Lins, Dominique Sirop, Givenchy, On Aura Tout Vu, Franck Sorbier, Elie Saab, Jean Paul Gaultier, Lefranc-Ferrant, Josep Font, Valentino, Anne Valerie Hash, Maison Martin Margiela, Adam Jones ve Udo Edling de, Paris'te haute couture koleksiyonlarını sergileyecek diğer isimler arasında yer alıyor.

Taş ve kristal yerine metal işlemeler

Hanif'in 2009 Yaz Haute Couture koleksiyonu, sabah kalkıp güne couture bir sabahlıkla başlayıp, bütün günü couture kıyafetlerle geçirip, akşam da yine böyle bir elbiseyle bitiren bir kadının öyküsünü anlatıyor. Ancak karşımızda son derece maskülen bir kadın var; Osmanlı'nın desen ve motiflerinin yanı sıra dönemin zırhlarından da yola çıkarak hazırlanmış, güçlü ve dinamik bir kadın. Bu nedenle couture'ün klasikleşmiş malzemeleri olan kristal ve taş yerine altın ve gümüş, metal işlemelere ağırlık verilmiş zaten.<

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler