Buradasın: / /

Piyasada camı, değerli taş diye satanlar var

Piyasada camı, değerli taş diye satanlar var

Pırlanta, elmas, yakut ve safir gibi değerli taşların süslediği takılar taksitle satılmaya başlayınca üniversite mezunu değerli taş uzmanlarına talep arttı. Bu uzmanların asıl adı gemolog. Her gün milyonlarca YTL’ye satılan taşlar üzerinde çalışan gemologlar taşın bütün özelliklerini tespit ediyor, onlara değer biçiyorlar


Zaman
değişti; pırlanta, yakut ve zümrüt gibi değerli taşların süslediği takılar artık taksitle satılmaya başlandı. Mücevher piyasası hareketlenince pek çok firma değerli taş uzmanı sayısını da artırdı. Değerli taş uzmanlarına gemolog adı veriliyor. Birçok kişi onların gemi tersanesinde veya atlarla ilgili bir iş kolunda çalıştığını düşünüyor ama onların görevi değeri binlerce hatta milyonlarca YTL’yi bulan taşların kalitesini, gerçek olup olmadığını belirlemek.

Türkiye’de gemoloji eğitimi veren dört yıllık bölüm sadece Mersin Üniversitesi’nde var. Diğer üniversiteler iki yıl eğitim veriyor. Mersin Üniversitesi Takı Teknolojisi ve Tasarımı Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Berika İpekbayrak bu bölümde öğrencilere süs taşlarını tanımlayan, sentetik taklitlerini birbirinden ayırt edebilen, süs taşlarının oluşumu, aranması, bulunuşu ve doğadan elde edilmesi konularında eğitimler verildiğini söylüyor. İpekbayrak ‘Bunun yanı sıra takı tasarımından süs taşlarına, takı tarihinden sanat sosyolojisine kadar ders veriyoruz’ diyor. Takı tasarımı, desen, takı üretim teknikleri ve bilgisayarda tasarım dersleri veriliyor.

2001 yılında açılan gemoloji bölümünden şimdiye kadar 46 öğrenci mezun oldu. Bu bölümü genelde kızlar tercih ediyor. İpekbayrak şimdiye kadar mezun olanların 30’unun kız, 16’sının erkek olduğunu söylüyor. İpekbayrak ‘Şu an okuyan kız-erkek öğrencilerin sayısı eşit’ diyor.

Bu bölümden mezun olanlar pırlanta ve değerli taşlar ile çalışan büyük firmalarda ve bilgisayar ile üretim konusunda yetkin oldukları için bu alanda çalışan kuyumcu firmalarında iş buluyorlar. Ücretleri ise 1000 YTL’den başlıyor.


Piyasada camı, değerli taş diye satanlar var


Mersin Üniversitesi Takı Tasarımı ve Süs Taşları İşlemeciliği Bölümü’nden mezun olan Fatma Tahmaz daha sonra aynı üniversitede Gemoloji Bölümü’nü bitirdi. Bu bölümü arkadaşından tesadüfen öğrendiğini belirten Tahmaz iki yıldır bir şirkette gemolog olarak çalışıyor.

Türkiye’de taşların kullanımı uzun zaman öncesine dayansa da insanlar ne olduğuyla çok fazla ilgilenmemiş. Gerçek taşlar yerine imitasyonlar yani cam plastik ve sentetikler alınıp satılmış. Siz taşların ismi, özellikleri, grubu ve ne olduğuyla ilgileniyorsunuz ama karşınızdaki para kazanmak için size camı gerçek taş diye satabiliyor. Bu yüzden sektördeki kişilerin bilinçli davranması gerekiyor.

lTaşları eğitim almadan da pazarlayabilirsiniz. Zaten taşın bulunmasından son alıcıya kadar olan kısımdaki her kişi bu işin içinde. Biz taşın ne olduğunu belirleyip adını koyuyoruz. 

Aslında gemologlar arasında çok sayıda erkek meslektaşımız da var ama sanırım kadınların mücevherlerle ve güzellikle bütünleştirilmiş olmasından kaynaklı genel bir kanı söz konusu. 

Gemolog olup da taşları sevmemek pek mümkün değil sanırım, tüm taşlar size bir şekilde ulaşır; rengi, ışıltısı hatta kesimiyle sizi büyüleyebilir. Bir luptan baktığınızda taşın içindeki o muhteşem ışık oyunları sizi kendine esir eder. Taşları ben de takılarımda kullanıyorum. Turmalini çok seviyorum. Mesela o nefis pembesinin tonunu başka hiçbir yerde göremezsiniz. Turmalinler gökkuşağından bir buket gibi her renkten, hatta birkaç renk bir arada olabilir.

Kanlı Elmas filmini seyrettikten sonra pırlantaya olan sevgimiz biraz azaldı sanki... Tabii ki bu olumsuzlukların sebebi farklı ama insan üzülmeden de edemiyor. 

Mesleğimizi söylediğimizde önce kimse anlam veremiyor. Karşınıza ‘Gemilerle ilgili bir bölüm mü?’ diye soranlar da çıkabiliyor. Hatta biri ‘Gemolog gen mühendisi mi demek?’ diye sordu. Sahilde agat, kuvars gibi taşları aradığımız bir gün meraklı ve şüpheci birkaç kişi yanımıza gelip yerden ‘Ne topluyorsunuz?’ diye sormuştu. Tabii ciddi bir şekilde yerden bir şeyler topluyorsunuz, insanlar ister istemez merak ediyor. Alt tarafı taş diye düşünüyorlar. Genelde bana ‘ailemizin gemologu’ diye hitap ediliyor. Taşlarla ilgili merak edilen bir şey olduğunda veya satın alınmak istendiğinde bana soruyorlar.


Nöbetçi elmasçı gibiyim


Bir şirkette üç yıldır gemolog olarak çalışan 27 yaşındaki Tülay Çetinkaya ‘Takı tasarımıyla ilgileniyordum, takılardaki taşlar beni bu bölüme yöneltti’ diyerek gemoloji bölümünü seçtiğini söylüyor. İşte Çetinkaya’nın mesleğiyle ilgili anlattıkları...

l Taşlarla ilgilenmek beni heyecanlandırıyor, doğal bir sürecin keşfini hissediyorsunuz. Her taş farklı bir dünya demek. Onların kalite standartlarını belirliyor, fiyat ortalamalarını çıkarıyorum.

l Okuldan mezun olduğumda sektörde de gemolojinin ne olduğunu çoğu kimse bilmiyordu. Şimdi herkes anlıyor. Bu sektör içinde olmayan birine mesleğimi söylediğimde genellikle açıklama yapmam gerekiyor ya da ‘gemolog+pırlanta’ diyorum. Önce bir ‘Oooo’ sesi geliyor.

l Bu işin en zor kısmı taşı incelerken verilecek karar. Çünkü verdiğimiz karar taşın bütün akışını değiştirebiliyor. Öte yandan sürekli değerli bir metayla uğraşıyoruz ve bu da risk demek. Aslında işimiz adeta adrenalin salgılıyor ve büyülü olan da bu.

l Bu meslek kadınlara görsel olarak ışıltı, temiz ve şık bir meslek olması cazip geliyor olabilir. Biliyoruz ki bayanlar ayrıntılı hassas şeyleri sever. Bizim işimiz de ayrıntılarda gizli.

l Yeni bir taş, benim için yeni bir dünyayı keşfetmek gibi. Başkaları için sadece taş, benim içinse pek çok kriter var bakmamı gerektiren. Taşların hepsi de önemli ve birbirinden ayırt etmek zor aslında ama özel renk geçişleri, ışıltısıyla turmalin ve pırlantanın yeri benim için çok özel.

l Gelişim içinde olan ancak yenilikleri çok da kolay kabul etmeyen bir sektörle çalışıyoruz ve bu bizim için en zor olan kısmı. Babadan oğula geçen bir sistemle ilerliyor olması da sektörün önünde duran ayrı bir engel diye düşünüyorum. Çünkü artık gelişim için daha teknolojik ve bilimsel verilerle hareket etmemiz gerekiyor. Yani bir uzman gözüyle karar verilip onaylanmalı.

l Nöbetçi pırlantacı gibiyim. Bana pek çok kişi yüzüğünü gösterip ‘Gerçek mi? Bak kötü bir şeyse söyle ona göre sorayım hesabını’ diyen de var.


Eşimi taş konusunda asla kandıramam!


Genelde gemolojiyi kadınlar seçiyor ama erkekler de bu meslekte var. 26 yaşındaki Tarkan Akgül de onlardan biri. Bir şirkette genel müdür olarak çalışan Akgül de Mersin Üniversitesi Gemoloji Bölümü’nden mezun.

l Çocukluğumdan beri taşlara ilgim vardı. Bazı kadınlar gibi kuyumcu vitrinlerine bakmadan geçmezdim. Taştaki ışık oyunları bana her zaman esprili geliyor. 1999’da kuyumcuda çalışmaya başladım, sonra bu işin eğitimini aldım.

l Gemolog sadece ‘Bu taş yakuttur, bu taş zümrüttür’ demekle olunmuyor. Modayı çok iyi takip etmesi lazım. Hangi taşlar moda, onlar çok önemli. Taşa baktığımda kesimi çok önemli. Ayrıca gökkuşağı renklerinin hepsini görmek gerekiyor.

Şu an yeşilden turuncuya kadar pek çok rengi olan turmaline çok büyük bir talep var. Değerli taşlardan her zaman için zümrüt en çok satılan ürün. Ama turmalin şu an zümrüdü geçmiş durumda. Bazen bir taş görüyorum ve ‘Bu taş benim olmalı’ diyorum. Çünkü onun eşi benzeri yok ve o taştaki güzelliği ben görüyorum. Bazı taşların satılmamasını istiyorum.

İnsanlara gemologum dediğimde bazen çok komik sorul

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler