Buradasın: / /

Sibel Mesta; köylü kadınların yazmalarını modern plaj giysilerine dönüştürüyor,

Sibel Mesta; köylü kadınların yazmalarını modern plaj giysilerine dönüştürüyor,

Adını Türkiye’den önce Batı’da duyuran Sibel Mesta köylü kadınların yazmalarını modern plaj giysilerine dönüştürüyor, “beş dakika içinde yerde” olmasını umduğu iç çamaşırları tasarlıyor

Moda alanında Türkiye’nin adını duyurmak için ülke sınırları içinde çabalayan tasarımcı da marka da çok. Özellikle markalar Ortadoğu ve Balkanlar’a açılmayı başarsa da ABD ve Avrupa’ya adım atmaları o kadar kolay olmuyor.
Kimi Türk tasarımcılar ise
daha farklı bir yol izliyor. Onlar işe ABD ve Avrupa’dan başlayıp sonradan Türkiye’ye geçiş yapıyor. Ki bu akıllıca...
Bunlardan biri de Sibel Mesta. Doğma büyüme İstanbullu olan Mesta, moda dehalarının okulu Londra’daki Central Saint Martin’s’de tasarım okuduktan sonra eğitimini Boston’daki Mount Ida College’da sürdürdü. Kendi koleksiyonunu çıkarmadan önce New York’ta, ABD’nin önde gelen iç çamaşırı ve gecelik üreticilerinden Saint Eve International firmasında yedi yıl çalıştı. Ardından geçen yıl Si Belle adlı markasını yarattı. Biri iç giyim, diğeri plaj giyimi olmak üzere iki koleksiyonu var.

Romantik, flörtöz ve lüks tasarımlar
Annesi Avusturyalı, babası Türk olan Mesta, belki de bunun etkisiyle koleksiyonlarında Türk kültürüyle Avrupai çizgileri harmanlıyor. Ortaya çıkan tasarımlar biraz romantik, biraz flörtöz ve aynı zamanda lüks görünümlü.
İç çamaşırına önem veren ve teninde lüks kumaşı hissetmeyi tercih eden 20-40 yaşları arasındaki kadınların ilgisini çekecek türde ürünler bunlar.
Mesta iç giyim koleksiyonunu şöyle tanımlıyor: “Ben bunlara beş dakikalık iç çamaşırı diyorum. Beş dakika içinde yerde olmalarını umarım.”
“Si Belle’in Klasik Kaftanları” adını verdiği plaj koleksiyonu ise doğrudan köy kültürünü referans alıyor. Mesta köylerde kadınların bağladığı kenarları oyalı yazmalardan uzunlu kısalı plaj tunikleri yapmış. Malzeme yazma olsa da, siluet tasarımın alaturka olmasını engelleyip modern kılıyor. Belki biliyorsunuz, belki bilmiyorsunuz, oya 8’inci yüzyıldan beri kullanılıyor. Söylendiğine göre oya yoluyla genç kızlar etraflarındakilere sevgilerini iletiyor. Mesta’nın kullandığı oyalar ise mutluluk ve yaşam tutkusu ""mesajlarını iletiyor. Kaftanlarda kullanılan tülbentler Kapalıçarşı’dan; diğer pamuklu ve ipekli kumaşlar ise Hindistan, Çin ve Almanya; danteller Fransa’dan.
Plaj koleksiyonundaki tunikler mayonun üzerine geçirilebileceği gibi şehirde jean’lerin üzerine de giyilebilir.   
Mesta’nın sonbahar iç giyim koleksiyonunda esin kaynağı Avusturya iken, plaj koleksiyonunda Truvalı Helen’den ilham almış.
Bir de organik koton ve ipek kullandığı bir koleksiyonun hazırlığında. Çevre dostu malzemeler ve boyalar kullanarak hazırlayacağı iç çamaşırları yılbaşından önce satışa sunacak.
Henüz kısa bir süredir etrafta olmasına rağmen Mesta’nın tasarımları Elle, Vogue, Women’s Wear Daily gibi yayınlarda ve New York Times‘da yer buldu. ABD’nin ünlü magazin dergisi US Weekly, tasarımlarından birini Eva Longoria’nın aldığını yazdı.
Si Belle markalı ürünler New York, Los Angeles ve Miami‘deki butiklerde satılıyor. Türkiye’de Si Belle markalı ürünlerin bir bölümüne chichiqueen.com adlı internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Mesta, Vakko ile de görüşme aşamasında. Sonbaharda Avrupa’ya satışa başlayacak. Sırada Kanada ve Uzakdoğu var.
Türk markalarına pek itibar etmeyen çevreler artık Si Belle’e bir şans verirler. Ne de olsa çıkışını Batı’da yaptı...  

""Huzurlarınızda İKSV Tasarım!
Daha “I’m not a plastic bag”ler (çevreci zihniyetle ortaya çıkan bez çantalar) ortada yokken İKSV (İstanbul Kültür Sanat Vakfı) bu bez çantaların en güzellerinden birini yapmıştı. 2003’teki
8. Uluslararası İstanbul Bienali sırasında satılan siyah çantanın üzerinde yeşil beyaz karakterlerle
23. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin tarihleri arasında doğan sinemacıların isimleri yazıyordu. 10 Nisan 1932 Omar Sharif, 12 Nisan 1956 Andy Garcia, 15 Nisan 1938 Claudia Cardinale, 16 Nisan 1889 Charlie Chaplin gibi... Bunun bir de tişörtü vardı. Hâlâ dolabımda durur ve evet, paralandı...

İKSV festivaller ve bienal sırasında ufak tasarım ürünler satıyor. Bu işe ciddi şekilde ağırlık verme kararı alarak geçtiğimiz yıl İKSV Tasarım bölümünü kurdu.
Şu sıralar ürünlerin çeşitliliğini artıracak çalışmalar içindeler. Yani aslında İKSV Tasarım şu ara kuruluyor.  
Ünlü sanatçıların motifleriyle bezeli tabaklar, defterler, ajandalar, arkeolojik yapıt eşörnekleri vs bir yana, ilgi alanıma daha çok giysi ve aksesuarlar giriyor. Tiyatro Festivali için gülen yüzlerden oluşan bir tişört ve tanınmış filmlerden repliklerle bezenmiş festival çantası hazırlanmış. Bedri Rahmi Eyüboğlu‘nun kalyon ve balıklardan tasarlanan broş ve kolyeleri ile Tan Oral‘ın tasarladığı kedi broşları da festivalin aksesuarları.
Caz Festivali için ise sol anahtarlı yaka iğneleri, çantalar, fularlar, kravatlar, yelpazeler, renkli tişörtler ve şemsiyeler hazırlanıyormuş.
Bunları şimdilik ancak festival standlarından veya İKSV binasından satın alabiliyorsunuz. O da çözülecek; IKSV’nin taşınma hazırlığı içinde olduğu Şişhane’deki yeni binasının giriş katında sadece bu ürünlere ayrılmış bir mağaza olacak.
Dileğim İKSV Tasarım’ın çanta, tişört ve broşlarla sınırlı kalmaması, elbise, etek, ceket, pantolon gibi ürünlere de gimesi.
Fenerbahçe iyi bir örnek olabilir. Fenerium mağazalarında satışa sunulan koleksiyonları hazırlamak için çok iyi tasarımcılarla çalışıldı. Kulüp bu işten de azımsanamayacak miktarda para kazandı.
Darısı İKSV’nin başına...

Milliyet

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler