Buradasın: / /

Türk kadını kendini beğenmiyor ama kendine de bakmıyor.

Türk kadını kendini beğenmiyor ama kendine de bakmıyor.

Türk kadını kendini beğenmiyor ama kendine de bakmıyor. Örneğin 100 kadından 56’sı yüzünü temizlemiyor. Bu temizlemekten kastımız her sabah yüzü el sabunu dışında bir temizleyiciyle yıkamak, sonrasında nemlendirici sürmek, yatarken yine yüze özel bir temizleyiciyle silmek ve arkasından nemlendirici bir gece kremi sürmek. Bunu yapan kadın sayısı yüzde 20 civarında. Yani her 100 kadından 20’si yüzüne özen gösteriyor. Geri kalan yüzde 24 ise, yüzünü sadece suyla ve sabunla temizliyor.

Neden?

Kadınların bu soruya verdiği yanıtlar şöyle sıralanıyor: “Yüz temizleme ürünleri pahalı ”, “Cildimin ihtiyacı yok” ve “İlgimi çekmiyor”.

Dünya kadınları ne durumda dersiniz? Hemen bakalım. Dünya ortalamasına göre 100 kadından 29’u cildini temizlemiyor. Bu oran Polonya’da yüzde 8, Brezilya’da 9, Japonya’da 20, Çin’de 54, Nijerya’da 55. Bizde de 56. Bir örnek de güzellikleriyle ünlü Rus kadınlarından verelim isterseniz. Orada da oran çok düşük. Slav kadını kendine ve cildine önem veriyor. Dolabında yiyecek, içecek bulunmayabiliyor ama nemlendiricisi, gözaltı kremi hiç eksik olmuyor.

Gerçekten pahalı mı kendine özen göstermek? Evet, son derece pahalı yüz kremleri, serumlar, nemlendiriciler bulunuyor ama gazete ve televizyonlarda sürekli eldeki malzemeyle ve ok az para harcayarak yapılan maske ve krem tarifleri de veriliyor. Önemli olan bu bilince sahip olmak. Daha doğrusu kendini tanımak, önemsemek ve de sevmek.

YEMEZ YEDİRİR, GİYMEZ GİYDİRİR

Bildiğiniz gibi Türk kadını için önce çocukları, sonra kocası, ailesi gelir, en sona da kendisi kalır. Türk kadını yemez yedirir, giymez giydirir. Böyle olması istenir. Kadınlar da böyle olmakla övünürler. Oysa bir kadının önce kendine bakması, kendini sevmesi, kendini önemsemesi gerekir ki daha iyi bir anne, eş ve birey olsun. Önce can, sonra canan yani. Ama işte böyle olan kadınlar bencil damgası yediği için kadınlar kendileri için krem veya özel yüz temizleyici almaya çekinirler. Çünkü o para kocanın parasıdır ve koca o paranın hesabını sormaktadır. O yüzden kadınlar mutfak masrafları için aldıkları paradan tasarruf ederek para biriktirmeye çalışırlar. Bu paralarla da ya geleceklerini garantiye almak için altın alırlar ya da dış görünümlerine önem verirler. Krem mrem de lüks harcamalara girer. Sonra da “cildim çok kuru, yüzüm çok çabuk kırıştı, kocamdan daha yaşlı görünüyorum, çabuk çöktüm” diye üzülürler.

Bu bilgileri Unilever’in düzenlediği “Kendin İçin 5 Dakika Ayır” panelinde öğrendik. Zeynep Yalım Uzun, araştırma sonuçları üzerine Türk kadınlarını bilgilendirmek için harekete geçtiklerini, şimdilik 10 şehirde 32 bin kadına ulaştıklarını ve onlarla bire bir konuşup cilt yaşlanması, bakımı ve temizliği hakkında bilgiler verdiklerini söyledi. Projenin amacıysa, “Kişisel bakım, her şeyden önce kendin içindir” felsefesini kadınlarımıza anlatmak, onlara güzelliğin; kendini tanımak, kendine değer vermek kendine güvenmek, kendini ifade etmek ve kendini iyi hissetmek anlamına geldiğini anlatmak.”

SÜSLÜ KADIN SUÇLAMASI

Panelde konuşan psikolog Bengi Semerci de ‘5 dakika’nın önemine değindi. Çocukluğundan beri yüzünü yıkamadan, dişlerini fırçalamadan, saçını taramadan, yüzüne krem, dudağına ruj, gözüne rimel sürmeden dışarı çıkmadığını, 5 dakikanın da buna rahat rahat yettiğini söyledi.

Bu yüzden hemen fark ediliyormuş! Kendine çok uzun zaman ayırdığı düşünüldüğü için de eleştiriliyor, ‘süslü kadın’ diye suçlandığı da oluyormuş.

Beslenme uzmanı Dilara Koçak’a göre de kilo almamak ve güzel görünmek çok kolay. Bir kere her şeyden yememiz gerekiyor. Süt ve yumurta ürünlerini de et, balık, tavuğu da sebze ve meyveyi de karbonhidratları da vitamin ve mineralleri de soframızdan eksik etmememiz gerekiyor. Ama bir şeye dikkat etmemiz gerekiyor, o da yediklerimizin miktarı. 1 gram yağda 9 kalori olduğunu hesap ederek yağ, şeker ve unu tüketmemiz. Yani hamur işlerinden uzak durmamız, onun yerine, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmemiz ama ekmek yemeyi de ihmal etmememiz gerekiyor.

Saçınızı kısa kestirin zamandan kazanın

Güzel görünmenin en önemli unsuru saç. Cildimiz istediği kadar güzel olsun, şık olalım, temiz kokalım, saçımız bakımsız ve şekilsizse bütün havamız söner. Türk kadının en önemli sorunlarından biri de saçları bence.

Saçımızdan da memnun değiliz. Saçı dalgalı olan düz saçı sever, düz olan da dalgalıyı. Uzun saçı severiz, Barbie gibi beline kadar uzun ve gür saçlara sahip olmayı, bu yüzden de saçımızı kestirmekten pek hoşlanmayız ama kestiririz.

Elidor’un yaptırdığı araştırmaya göre Tür kadının saçı kısaymış mesela! Her 100 kadından 40’ının saçı kısayken, 33’ünün normal, 27’sinin de çok uzunmuş.

Ben yüzde 27’nin arasına girmeye çalışırken 33’te kaldım yeniden. Hatta Hakan Köse’ye bir kez daha gidersem, yüzde 40’larda bile yer alabilirim!

Hakan Köse, tüm kuaförler gibi uzun saça hakkını vermedikçe uzun saçlı olmanın anlamı olmadığını düşünüyor. Yani çoğumuz gibi fönlü ve bakımlıyken omuzlarımıza döktüğümüz saçımızı diğer aralıklarda tepede veya ensede topluyorsak, niye uzatıyoruz? Keselim gitsin. Böylece yıkaması da kolay olur, kurutması ve kullanması da. Madem ‘kendimize 5 dakika’ ayıracağız, saçımızı da keselim, sık sık kuaföre gitmekten kurtulup rahat edelim. Diyeceksiniz ki, “Esas kısa saç bakım ve kuaför ister, uzun saçı toplar, rahat edersin”. Ben de sizin gibi düşünüyordum ama Hakan Köse öyle bir saç kesti ki, ikna oldum.

Artık yıkıyorum, kuruluyorum, saç köpüğü sürüp dışarı çıkıyorum. Üstelik sıkıldığımda yine topluyorum!

Akşam

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler