Buradasın: / /

İstanbul’da konser veren 204 ismin fotoğrafları

İstanbul’da konser veren 204 ismin fotoğrafları

Muhsin Akgün’ü İstanbul’da konserlere gidip gelen biriyseniz son 10 yıl içinde, muhakkak görmüşsünüzdür. Sahnenin önlerine doğru kıvırcık saçlı uzun boylu biri olur, elinde makine habire deklanşöre basar. Konserlerin demirbaşıdır neredeyse. O işte Radikal gazetesinin fotoğrafçısı Muhsin Akgün.
O kadar büyük bir arşivi var ki, İstanbul’a gelip en ufak barda çalan grubun bile illa fotoğrafı var orada. Yıllardır bir kitap fikri olduğunu biliyorum. Sonunda Efes Pilsen sponsor oldu ve bu çok iyi basılmış kalın ve ağır kitap piyasaya çıktı. Sayfalar boyu İstanbul sahnelerinden görüntüler... İnsanın son 10 yılı şöyle bir gözünün önünden geçiyor. “Aaa Noir Desir de geldiydi sahi”, “Manu Chao’da ne kopmuştuk ama” diye geçiyor sayfalar. Muhsin’i aldım karşıma. Biraz muhabbet ettik... Bu arada kitapta Roger Waters, Morrissey gibi isimlerin konser fotoğrafları yok. Neden mi? Basit. Muhsin o sırada askerdeydi.

 1999’da Ali Sami Yen Stadı’ndaki Metallica konseriyle açıyorsun kitabı. 11 yılda nereden nereye geldi konser ortamları?
Klasik olacak ama çok daha iyiydi, insanlar konsere gitmeyi ve sahnede bir müzisyeni izlemeyi daha fazla önemsiyordu, ciddiye alıyordu. Elbette ki mahrumiyetten kaynaklanan bir ilgiydi. Ama güzeldi. Şimdi Tindersticks “Susmazsanız sahneden inerim” demek zorunda kalıyor. O noktaya geldik. 

Bir konserde çekim yapmadan önce yaptığın bir hazırlık var mı?
Mutlaka araştırma yapıyorsun. Grubu tanımıyorsanız bu daha da önemli. Konser videolarını izlerim. Haklarında yazılan yazıları ve yorumları okurum. Grup elemanlarının hangi şarkıda nasıl tepki verdiklerine bakarım. Bunları biraz bilince istediğin kareyi yakalamak daha kolay oluyor.

“En iyi
fotoğraf Harbiye Açıkhava’da çekiliyor”
En iyi konser hangi mekanda oluyor?
Açıkhava’nın atmosferi şahane. En iyi fotoğraf orada çekiliyor. Sadece sahne ve çekim açıları değil, aynı zamanda oradaki seyircinin tepkisi ve katılımı da daha fazla ortaya çıkıyor. Festivallerde de çok kalabalık oluyor ama alan çok büyük ve dağınık.

İş yapmaktan konserlerde müzik dinleyebiliyor musun?

Dinleyemiyorum çünkü başka şeylerle ilgileniyorum. Mesela Bob Dylan konserinde fotoğraf çekme izni yoktu. Yerimde duramadım, çok sıkıldım. En sonunda dayanamadım bir arkadaşımın kompakt makinasını aldım onunla öne gidip bir şeyler çekmeye çalıştım. O da olmadı tabii. 

Sahneyi en iyi kullanan grup hangisi?
Kesinlikle U2. Bono çok iyi bu konuda. Her ne kadar teknolojiyi çok fazla kullansalar da fark hemen belli oluyor. Grace Jones çok iyiydi, yakın zamandan aklımda kalan.

“Türk gruplar için de belki başka proje yaparım”
Türk sanatçıların konserlerine dair fotoğraflar hiç yok bu kitapta zaten, onları neden koymadın?
Bu kitapta sadece İstanbul’a gelen yabancılar var. Bunun konsepti böyle. Bizim grupları şimdilik sadece çekip kendilerine gönderiyorum. İleride yerli gruplarla da ayrı bir proje yaparız belki...

Konserlerde çekim izni bitince makineyi kapatıyor musun yoksa flaşsız falan çaktırmadan basıyor musun?
Ooo çok var öyle çektiğim. İmkanını bulduğum an çekerim, hiç affetmem.

Güvenlik görevlileriyle sorunlar yaşıyor musun hiç?
Pek değil. Burada konserlerde çekim izniyle ilgili pek sorun olmuyor. Yurtdışındaki konserlerde çok sıkı ama. Orada çok acımasızlar. Üç parça sonra seni derhal dışarı postalıyorlar. Türkiye insaflı. Bize burada güvenli bir alan yapıp makinelerimizi bırakmamızı bile sağlıyorlar. Yurtdışında öyle bir şey yok.

“Nejat İşler’in Sepultura yazısını çok içten buldum”
Yaptığın en zevkli çekim hangisiydi?
Yok öyle bir şey. Çekim şartları elverişli olan bütün konserlerden keyif almışımdır. Ozzy Osbourne hariç. Köpük banyosu hoşuma gitmedi. Makine gidiyordu az kalsın ve öyle olsaydı sağlam bir küfür edecektim. Ama sahnede olan sahnede kalır. Şovun bir parçasıyız neticede.

Kitapta konserlerle ilgili yazılar da var.
Yazanların hepsi tanıdığım, arkadaşım olan değerli insanlar. Nejat İşler’in Sepultura konseri hakkındaki yazısı hoşuma gitti. Nejat yazar değil ama çok içten yazabilmiş.


“4 bin fotoğrafı 204’e indirdik”
Ne kadar zamandan beri çalışıyorsun bu kitap üzerinde?
Kitabın büyük kısmı hazırdı. Son dört aydır da yoğun çalışıyoruz. 3-4 bin fotoğraf eledik. 400 konserden de 204 konsere indik.

Neye göre elediniz?
Bazı konserlerin fotoğrafları çok hoşumuza gitmedi, onları hiç almadık. Bazı fotoğrafları küçültmek istemedik, o yüzden sayıyı azalttık... Bazılarını da aramızda oyladık. Kitabın tasarımını yapan Hakan Okanoğlu, editör Derya Bengi ve ben üçümüz bilgisayarın başına geçip oylama yaptık.

Gazeteye seçmekle kitaba seçmek farklı değil mi?

Farklı. Gazetede çok itiraz ettiğim ve seçilen fotoğrafı değiştirdiğim olmuştur. Benim için fotoğrafın belli kriterleri vardır. Işık değerleri, açısı gibi... O fotoğraf yazıya uygun mu diye düşünmüyorum başta. Kitaba koyduğum bazı fotoğraflar gazetede istenmeyenler. Leonard Cohen fotoğrafları öyledir mesela.

Mehmet Tez/Milliyet

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler