Buradasın: / /

Bihterin elbiselerini tasarlayan Elif Cığızoğlu, ilk defilesiyle de büyük beğeni topladı.

Bihterin elbiselerini tasarlayan Elif Cığızoğlu, ilk defilesiyle de büyük beğeni topladı.

Bihter ve Firdevs Hanıma giydirdiği elbiseleriyle kısa zamanda büyük ün kazanan tasarımcı Elif Cığızoğlu, ilk defilesiyle de büyük beğeni topladı. Yeni dönemin parlayan tasarımcılarından Cığızoğlu ile markasını ve tasarımlarını konuştuk...

Kendisi bitse de etkisi süren efsane dizi Aşk-ı Memnuda Nebahat Çehre ve Beren Saatin giydiği elbiseleriyle kısa zamanda hatırı sayılır bir üne kavuşan genç tasarımcı Elif Cığızoğlu, şimdi de ilk defilesiyle konuşuluyor. Çok iyi bir ekiple çalıştığını ifade ettiği defilesini Avrupa standartlarındaki ilk defile olarak nitelendiren Cığızoğlu, Bu bir denemeydi diyor.

Atölyesini kuralı 3 buçuk yıl olmasına rağmen tarzını oturtup, çizgisi ve kumaşlarıyla imzasını ortaya koymayı başaran tasarımcı, en güçlü yanının tekniği olduğunu söylüyor.
Cığızoğlu, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine Desen Bölümünden girip Moda Tasarım Bölümünden mezun olmuş. Paris ve New Yorkta tasarım dersleri almış. Donna Karanda iki yıl, Türkiyeye dönünce de Hakan Yıldırımın yanında 1 yıl çalıştıktan sonra kendi kanatlarıyla uçmaya karar verip atölyesini kurmuş.
Son dönemin yıldızı en çok parlayan genç tasarımcısı Elif Cığızoğlu ile tarzını ve markasını konuştuk.

- Kısa zamanda herkes sizin elbiselerinizi konuşur oldu. Bunu nasıl başardınız?
Kıyafetlerimizin bu kadar beğenilip bu kadar ilgi görmesi, beni de şaşırtan bir şekilde büyüyerek devam ediyor. Bir koleksiyonu oluştururken, tasarımcının yaşadığı korku, beğenilme isteği, satma ya da satmama karmaşasının içinde, kendini bulmak ya da koleksiyonunun dilini oturtmak, doğru bir kararla, hep aynı çizgide ilerleyebilmeyi gerektiriyor. Koleksiyonu ilk oluşturmaya başladığım zamanlarda yaşadığım ikilemleri düşündüğümde, Elif Cığızoğlu markasının bugün geldiği noktada şu soruyu sıkça kendime sordum, ben kimim?. Büyüme sürecimde önce kendi tatminimin geldiğini, sonrasında verdiğim özenle ve aşkla o ürünün doğru yere gittiğini gördüm. Ben, hayatta yaptığı her ne olursa olsun aşkla yapan insanlardanım. İşime ve üretmeye aşığım.  

- Sadece özel dikim mi yapıyorsunuz?
Bugün tasarım ofisimizde, çok özel müşterilerimiz için sadece kişiye özel kıyafetler tasarlıyoruz. Kullandığımız kumaşlar ilk günkü gibi hep doğal. İpek şantuklar, ipek ziberlinler, ipek krepler ve ipek şifonlar. Önce müşterilerimizi dinliyor, kendilerini nasıl görmek istediklerini öğrendikten sonra onlara bütün dürüstlüğümüz ve özenimizle, kendilerini en güzel ve iyi hissedecekleri ürünü yapmaya çalışıyoruz.    
  
- Bu kısa zamanda tarzınızı da oturttunuz ki bence Türkiyedeki tasarımcıların en büyük problemi bir tarz ve çizgi oturtmak... 
Evet, ilk günden beri tek söylediğim şey esasında buydu. Koleksiyonumun altında Elif Cığızoğlu ismi yazmasa bile insanların uzaktan tanıyabilmeleri idi. Bugün bunu başardığımı görmek gerçekten benim için çok önemli. İlk yaptığım tasarımda hissettiğim duyguyu bugünkü tasarımlarda da aynı şekilde hissediyorum. Yaptığım işte en çok önem verdiğim şey, bana hissettirdiği tatmin duygusu. Amacım sadece bir kıyafet yapmak değil bir sanat eseri yaratmak.

- Niye sarıp sarmalayan, güçlü çizgiler?

Elif Cığızoğlu kadını, biraz kırılgan bir kadın esasında. Dışardan korunmaya ihtiyacı olan bir kadın. İçinde çokça feminen ama dışarıdan maskülen, güçlü bir direnişi olan bir kadın...

EN GÜÇLÜ YANIM TEKNİĞİM

- Ağırlıklı olarak güçlü renkler görüyorum tasarımlarınızda...
Tasarımlarımda renk benim için gerçekten çok güçlü bir anlatım. Ofisimi açtığımdan beri yaptığım siyah elbise sayısı en fazla 7dir. Siyahı çok iletişimsiz bir renk olarak görüyorum. Hayatta her insanın gününe göre bir rengi vardır. Özel bir gün için siyah, bence asla bir renk olamaz. Turuncular ve sarılar, yeşiller ve karameller ama hepsinden de güzeli beyaz ve ekrular koleksiyonumun ana renkleriydi.

- En güçlü tasarımlarınız elbiseleriniz mi yoksa gece giyildikleri için mi öne çıktılar?
En güçlü yanım tekniğim ve dikiş kalitem. Müşterilerimizin birçoğu daha çok özel günleri için kıyafet diktirmeyi tercih ettiklerinden dolayı elbiseler daha ön planda gözüküyor. Bunun dışında, sezon başlarında hazırladığımız 10 ya da 15 parçalık koleksiyonlarımız da gerçekten çok güçlü. Burada yaptığımız şey, daha çok müşterilerimize ana parça olarak adlandırdığımız her zaman her şeyin üzerine giyebilecekleri ya da dolaplarında kurtarıcı olacak parçalar üretmek.

Amacım kendimi değil, kadınları giydirmek
-  Defilenizden herkes çok etkilendi ve sizi konuşuyor. Sizse buna deneme diyorsunuz...
Bunu bir deneme olarak adlandırıyorum. Çünkü bu bir ilkti. Çok büyük bir ekiple yapılmış çok profesyonel bir çalışmaydı. Pera Palasın muhteşem ambiyansının içinde kaybolmamak mümkün değildi. Yurtdışı standartlarında yapılmış ilk defileydi diyebilirim sanırım. Üstelik bütün bunlar ilk defa bir araya gelmiş bir ekiple yapıldı. Bu bir  tanışmaydı. İkincisinde gerçekten bir defile olacak...

AYSUN ÖZ KAŞİ/AKŞAM

 

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler