Buradasın: / /

Dina Türkcan, tasarım okulundan henüz mezun olmadan ilk defilesini gerçekleştirecek

Dina Türkcan, tasarım okulundan henüz mezun olmadan ilk defilesini gerçekleştirecek

LaSalle Akademide misafir olarak girdiğim derslerde tanıdım önce onu. Sonra bir baktım daha mezun olmadan ilk koleksiyonunu hazırlamış bile. Dina Türkcandan bahsediyorum. Basketbolcu Mirsad Türkcanın eşi. Dina, Sırbistan eski güzeli. Daha 19 yaşında tanışıp evlenmiş Mirsad Türkcanla ve aşkı uğruna Belgratta iç mimarlık eğitimini yarıda bırakıp Türkiyeye yerleşmiş. 2 yıl arayla iki çocuk sahibi olan Dina, ikinci çocuktan sonra tam zamanıdır deyip, küçüklüğünden beri meraklısı olduğu moda tasarımı okumaya karar vermiş ve LaSalle Akademide moda tasarımı eğitimi almaya başlamış. Aslında bu yıl mezun olacaktı ama yeni koleksiyonunun hazırlıkları sırasında derslere devam edemediği için okulu uzamış.
Acelen neydi, önce mezun olup sonra koleksiyon hazırlasaydın diyorum. Heyecanla cevap veriyor Kendim için diktiğim elbiseler çok beğenilince, arkadaşlarıma da diktirmeye başladım. Sonra Sırbistandan defile için davet geldi ben de dayanamayıp bir koleksiyon hazırlamaya karar verdim.

İKİ ÇOCUK, BİR KOLEKSİYON
Hazırlık aşamasının çok stresli geçtiğini anlatıyor. Kumaş seçimi, aksesuar derken kafamı kaşıyacak vaktim yok, ama çok heyecanlı bir süreç. İnşallah anlımın akıyla çıkarım.
Bu arada iki çocuğuyla da yakından ilgileniyor tabii. Hatta kumaş ve aksesuar seçmeye birlikte gidiyorlarmış. Oğlunun kendisini yönlendirdiğini bile söylüyor. 2 yaşındaki kızı ise şimdiden tasarımcı olacağının sinyallerini veriyormuş. Annesine çekmiş. Zira Dina da daha çok küçük yaşlarda klasik bir tasarımcı hikayesinde olduğu üzere, Barbie bebeklerine elbise dikerek bu işe gönül vermiş. Bütün arkadaşları bahçede oynarken Dina, annesinin gardırobunun başında hatta içinde, vakit geçirirmiş.
Eşi Mirsad Türkcanın kendisine büyük destek verdiğini belirterek Mirsad eğitim almam için bana çok destek oldu. İlk gün okula benimle geldi. Her zaman arkamda oldu diyen Dinaya Mirsadın tasarımlarını nasıl bulduğunu sorduğumda ilginç bir yanıt veriyor. Kumaş ve aksesuarları alır almaz ona gösteriyorum. Bunlar ne kadar çirkin, olmaz bunlardan bir şey diyor. Ama ne zaman ki tasarımlarım dikilip son aşamaya geliyor işte o zaman inanamıyorum ne kadar güzel olmuş. Gerçekten bu o kumaş ve aksesuarlardan mı yapıldı demekten kendini alamıyor. İlk bakışta anlamasa da dikildikten sonra çok beğeniyor.

TEMPTATION ÖNÜMÜZDEKİ YIL NİŞANTAŞINDA

Görümcesi Emina Türkcan Sandalın tepkisini sormadan olmaz tabii. Zira modanın içinde bir isim kendisi. Dina, bu konuda pek konuşmak istemese de Emina Türkcan Sandalın tasarımlarını beğendiğini ve Sırbistandaki defilesine geleceğini açıklıyor.
Kendi diktiklerimi giysem nasıl olur acaba diye hazırlamaya başladığı küçük koleksiyonları çok beğenilince defile aşamasına kadar gelen tasarımcı, heyecan ve tedirginliği de bir arada yaşıyor: Yakın arkadaşlarım ve ailem çok beğeniyor ama onlar belki de arkadaşım oldukları için beğeniyorlardır. Objektif davranamayabilirler o nedenle genel tepkiyi çok merak ediyorum, benim için çok önemli.
Önümüzdeki yıl okulu bitince Nişantaşında kendisine bir atölye kuracak Dina ve kendi tasarımlarını satmaya başlayacak. Ancak alışılageldiği gibi haute couture düşünmüyor. O daha farklı bir tarzda hazır giyim satacak. Ve sonra markasının Sırbistan ayağını organize edecek. Markasının ismi de cazibe anlamına gelen Temptation olacakmış. Cazibe, onun tarzını da anlatan bir kelime aslında. Kadın vücudunu ortaya çıkaran feminen ama bir o kadar asi rock ruhunu taşıyan bir tarza sahip tasarımlara imza atıyor. 30 Eylülde Sırbistanda sergileyeceği defilede de bu tarzının altını çizecek. Bir kadının gardırobunda olması gereken parçalardan oluşan bu koleksiyonunda ipek, dantel gibi feminen kumaşların yanında deri gibi asi malzemeler de kullanmış.  
Türkiyede birçok kişinin tasarım eğitimi almadan atölye açıp kendisine tasarımcı dediğini hatırlatıyorum Dinaya; Olabilir belki onlar kendini yeterli görüyordur diyor ve devam ediyor: Ama sadece vizyon yetmez. Sadece fikir verip her şeyi başkalarına yaptırsanız da eğitim almadan izleyeceğiniz yolu bilemezsiniz. Bir tasarımın dikişinden kalıbına, drapajına kadar nasıl hayata geçtiğini bilmek, sizin tasarımlarınızı güçlendirir. Bunlar olmadan başarılı tasarımlar yapmak bence imkansız. Ben LaSalle Akademide çok iyi eğitim aldım her şeyi çok iyi öğrendim.
Dinanın en çok beğendiği, tarzını kendisine yakın bulduğu marka Balmain. Hatta bir gün Balmain gibi büyük bir marka olmayı hayal ediyor. Beğendiği diğer tasarımcılar ise Alexander McQueen, Bora Aksu, Banu Bora ve Erol Albayrak.

AYSUN ÖZ KAŞİ/AKŞAM

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler