Buradasın: / /

Dior ve kendi markasıyla öyle başarılı tasarımlara imza attı ki modanın Picassosu olarak anıldı.

Dior ve kendi markasıyla öyle başarılı tasarımlara imza attı ki modanın Picassosu olarak anıldı.

Asıl adı Juan-Carlos Antonio Galliano Gullien. İsmin uzunluğundan da anlayacağınız gibi annesi İspanyol, İspanya ile Afrika kıtasını ayıran Cebelitarık Boğazının dibinde İngilterenin muhafaza ettiği küçük denizaşırı kent Cebelitarıkta dünyaya gelmiş. Babası İtalyan olan Galliano İngiliz vatandaşı ve Londrada büyümüş. Flamenko öğretmeni olan annesinin, tüm hayatında büyük etkileri var. Zira çocukluğunda mahalledeki bakkala giderken bile annesi onu çok güzel giydirirmiş. Moda ve tasarıma ilgisi o yıllarda başlamış.
Kendisi gibi büyük tasarımcılar yetiştiren Saint Martins Collegedan mezun olmuş ve 1984 yılında kendi markasını kurmuş. 1987de daha sonra üç kez daha seçileceği yılın İngiliz tasarımcısı unvanını kazandı. 1997de bu unvanı, geçtiğimiz yıl intihar eden Alexander McQueen ile paylaştı.
İlk moda şovunuysa 1989 yılında Paris Moda Haftasında gerçekleştirdi.

CESUR GALLİANO
1995 yılında Givenchyde kreatif direktör oldu. 1996da ise, 15 yıl çalıştıktan sonra kovulacağı Diora geçti. Bu genç ve sıradışı kişiliğin, 1946da açtığı modaeviyle moda dünyasında devrim gerçekleştiren ve modaya damgasını vuran Diorun yerini alması herkesi şaşırttı. Ancak Galliano, Dior çatısı altında modaya öyle yaratıcı renkler katacaktı ki modanın Picassosu olarak anılacaktı.  
Kendi adını taşıyan markasını ise 2006 bahar defilesinde lanse etti. Ancak moda dünyasında bugün bile hala tartışılan bir konuya parmak basmıştı. Tasarımlarını kısa boylu, yaşlı, şişman insanların üzerinde sergileme cesaretini gösteren Galliano, modanın evrensel dilini kullanmıştı.  Moda dünyasının en renkli karakteri olan John Galliano, Diorun bir anlamda klasikleşen çizgilerinin yerine her yıl değişen provokatif vurgularıyla çağını tanımlayan modacı oldu.
İlginç saç modelleri, kaytan bıyıkları, göbeğine kadar inen dekoltesiyle bulunduğu her yerde dikkat çekti.

IRKÇILIKTAN KOVULDU
Bu kişiliğiyle Christian Dior markasının gerçek sahibi ve Fransanın bir numaralı zengini Bernard Arnault için harika çocuktu.
Ta ki geçen şubat ayında Pariste bir kafede ırkçı davranışı sonucu mahkemeye verilene kadar. Bu vazgeçişte hazır giyim koleksiyonundan çok, Gallianonun markayı gençleştirmek için ürettiği parfüm gibi yan ürünlerin satmasının da payı olduğu konuşuluyor.
Parisin Marais semtindeki La Perle adlı kafede, Geraldine Bloch adlı müze küratörü, 45 dakika süren ırkçı hakaretleri nedeniyle Gallianoya dava açmıştı. Videosu da bulunan olayda Galliano, Hitleri seviyorum. Hepiniz ölmeliydiniz, gazlara boğulmalıydınız, gibi cümleler sarf ediyordu.  Olaydan sonra Gallianoyu kovan Diorun açıklaması ise şöyleydi: Dior dünyanın her yerinde satılıyor. Moda, insanlara rüyaları satar ama aynı zamanda etnik kodlara da saygı gösterir. 22 Haziranda mahkemede ifade veren Galliano, akol, uyku ilaçları ve yatıştırıcıların etkisiyle ne yaptığını hatırlamadığını söyleyip savunmasında uyuşturucu ve alkol bağımlılığı için tedavi gördüğünü ve iş hayatındaki baskılarla birleşince bir öfke patlaması yaşadığını anlatarak kendini savunsa da, nafile. 8 Eylülde sonuçlanan mahkeme, ırkçı ve anti-semitizm davranışlarından dolayı tasarımcıyı,
6 bin euro para cezasına çarptırdı.
Modacının menajeri, onun bu durumdan dolayı özür dilediğini, gelecekte daha pozitif bir insan olmaya çalışacağını ve bağışlanacağını umduğunu söylerken, Galliano ise şu açıklamalarda bulunmuştu: Parayı gerçekten umursamıyorum, tek yapmak istediğim; yaptığım şeye devam etmek. Günden güne iyi bir çocuk olacağım ve benim için en önemli olan şeye yani kadınlara hizmet etmeye konsantre olacağım.
Gallianonun yakın çevresinde konuşulanlara göre, tüm bunların sebebi, çok yakın arkadaşı Steve Robinsonın aşırı dozda aldığı kokain sonucu hayatını kaybetmesi ve bu ölümden etkilenen Gallianonun kendini alkole vermiş olmasıydı.
Diordan atıldıktan sonra rehabilitasyon merkezinde tedavi olan ve iyileşmeye başlayan Gallianoyla ilgili ilk iyi haberi, Kate Mosstan almıştık. Zira Moss eski arkadaşına destek olmak amacıyla gelinliğini  ona tasarlatmıştı.  Diorun da bağlı olduğu LVMH grubu, aylardır, Gallianodan boşalan koltuğu kiminle dolduracağını düşünüyor. Bu konudaki en güçlü dedikodu ise Marc Jacobsun Diorun başına geçeceği ve Jacobsun Louis Vuittondaki yerini de CŽline markasının tasarımcısı Phoebe Philoya bırakacağı. Marc Jacobsdan önce ise Givenchynin kreatif direktörü İtalyan stilist Riccardo Tiscinin moda devinin başına geçeceği konuşuluyordu.
Şimdi merak edilen, günümüz modasına damgasını vuran Gallianonun bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği ve efsane marka Diorun başına kimin geçeceği...
 

Aysun Öz Kaşi/Akşam

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler