Buradasın: / /

Mehtap Elaidi "hazır giyimde satmayan tasarım ölü doğmuş demektedir.

Mehtap Elaidi "hazır giyimde satmayan tasarım ölü doğmuş demektedir.

Çizgisi olan ve ne tasarlarsa tasarlasın o çizgisinden ödün vermeyen ender tasarımcılarımızdan biri Mehtap Elaidi. İçinde yanan tasarım ateşine dayanamayıp 36 yaşında deniz hukukunu bir kenara bırakarak Teşvikiyede ilk mağazasını açmasının üzerinden tam 10 yıl geçti. Bugün kendi markasıyla 25 farklı ülkenin kadınına tasarımlarını giydiren tasarımcıyla, geçtiğimiz günlerde ilk günden bugüne Türk modasında neler değiştiğini, moda kavramını ve yeni koleksiyonlarını konuştuk.

Elaidi markasıyla kısa zamanda çok işler yapan Mehtap Elaidi, 10 yılı geride bıraktı. Sadece kendi markası için değil 7 sezondur da Boynerin markaları için tasarım yapıyor. Ancak o hangi markaya tasarım yaparsa yapsın, bir şekilde kendini ortaya koyuyor. Onun tasarımlarını nerede görsem Elaidi derim. Bunu kendisine de söyledim ve bunu yapabilmenin bir tasarımcı için zor olup olmadığını sordum. Gözleri parlayarak cevap verdi: Marka olmak istiyorum dediğim gün böyle bir marka olmak istiyordum. Bu bir tercih meselesi, iyi bir tasarımcı olmanın yolu, katiyen değil. Kendim olarak kalabildiğimi görmek, benim için güzel. Bu işin ticaretiyle var olan bir tasarımcıyım, perakende satış üzerine bir sistem kurdum. Dolayısıyla her sene bunu yapıp, hala satıyor olmak, sadık bir müşteri kitlesi edinmiş olmak, kendimi tekrar etmeden çizgiyi korumak çok zor. Yapmak istediğim buydu. Ben böyle çalışabiliyorum. Başka türlüsünü yapamıyorum. 10 sene sonra modayla profesyonel olarak ilgilenen birinden, senden bunları duyuyorsam eğer 10 senenin hediyesi bu.

MODA SANAT DEĞİL
Elaidi bir tasarımcı olarak satış yapıyor olmaktan bahsetti ki, çoğu zaman tasarımcılar satışı en son düşünür oysa bence de eğer hazır giyim yapıyorsanız satmayan tasarım ölü doğmuştur. Mağazanın belli bir maliyeti var, tasarımcı egolarını nasıl dizginlediğini anlatıyor ki hazır giyimde çalışmak isteyen genç tasarımcıların kulağına küpe olmalı: Egosal anlamda gönül, avangarde şeyler tasarlamak istiyor ama benim böyle bir lüksüm yok. Ciddi bir operasyon yönetiyorum. Bunu bir meydan okumak olarak görüyorum, uçmak isterken konmak zorundasın ama doğru bir meydan okuma bu. Boynerde de bunu yapıyorum. Öyle bir şey yapmalıyım ki, ben kalmalıyım ama o mecrada onun satılmasını da sağlamalıyım. Bu da başka bir meydan okuma. Satış yapmayı seviyorum, birin üstünde görmeyi seviyorum, benim ego tatminim böyle. Benim açımdan moda sanat değil. Ben modayı keyif aldığım kendi yaratma gücümü deneyimlediğim ticari bir mecra olarak görüyorum. Çok şanslıyım, bunu kendi isteklerim doğrultunda yapıyorum.

SADECE GÜZEL BİR DUYGU
Elaidi ile konuşurken konu moda kurbanı olmaya geliyor ki, benim kişisel fikrim deneye deneye doğru yolu bulacağımız. Bir kere dene olmuyorsa en fazla kötü giyinmiş, bu ne derler, değil mi ama. Bana katılıyor. Bu deneyimi yaşarken edindiğin tecrübe, sana verdiği duygu, çok güzel. Kendine ait bir şey yaratma duygusu tarif edilmez. Her kadın her sabah, kendi kombinini tasarlıyor çok keyifli bir şey. Eminim ki herkes kendi çizgisinin dışına çıktığında, biraz tedirginse ne kadar hoş olmuş denildiği anda birden kendine güveni geliyor duruşu değişiyor. Ve sözlerinin devamında haberin başlığını veren cümleleri kuruyor Elaidi ki, bir tasarımcının bir kez daha egolarını nasıl dizginlediğini görerek şapka çıkarıyorum:
Modanın amacı da bu olmalı zaten, daha fazla ciddiye alınmamalı. Bence moda üzerinden bir kimlik yaratmaya çalışmamak lazım o başka bir şey ve işin sığ tarafı. Bugün giydin oldu, ama yarın olmayıverir. Önemli olan, insanın kendine yatırımı, moda sadece bir araç ve öyle kalmalı.

AYSUN ÖZ KAŞİ/AKŞAM

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler