Buradasın: / /

Mihrican Damba, 2011 Oscar töreni için özel bir koleksiyon hazırlayıp kıyafetlerini Hollywood ünlülerine sunacak

Mihrican Damba, 2011 Oscar töreni için özel bir koleksiyon hazırlayıp kıyafetlerini Hollywood ünlülerine sunacak

10.07.2010
Genç, yetenekli ve başarılı bir isim Mihrican Damba... Henüz 29 yaşında ama bu yaşına rağmen tasarımlarıyla dünya basınının ilgisini çekmeyi başardı. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, dünyanın en önemli okullarından biri olarak kabul edilen, mezunları arasında John Galliano ve Alexander McQueen gibi moda devlerinin de bulunduğu Universty of The Arts, London College of Fashion okulunun master bölümüne birincilikle kabul edildi. Yaklaşık beş yıldır İngiltere’de yaşayan Damba, 2008’de Londra Kraliyet Akademisi’nde yaptığı master defilesiyle ilgi odağı oldu ve kıyafetleri Lily Allen ve Sugar Babes’in ilgisini çekti. Aynı yıl, Mihrican Damba Art & Fashion şirketini kuran genç modacı, önümüzdeki yıl Oscar törenleri için özel bir haute couture koleksiyonu hazırlayarak birçok ünlü isme özel şov gerçekleştirebileceği bir davet aldı. Damba, son günlerde en çok moda tasarımcısı İvana Sert’in Sex and The City 2 filminin galasında giydiği kıyafetle anılıyor. Çünkü modacı Elif Cılızoğlu’nun İvana Sert için tasarladığı bu kıyafette, Mihrican Damba’nın yaklaşık iki yıl önce hazırladığı Escapism adlı koleksiyonundan esinlendiği iddia ediliyor.

DOĞUŞTAN GELİYOR

Tasarım yapmaya ne zaman başladınız?

Annemin karnında göbek bağımdan kendime kemer yaparak. Çünkü kendimi bildiğimden beri içimde hep var olan bir istek bu. Ben doğmadan önce karar verilmiş gibi hissediyorum. Dolayısıyla çevremde olup biteni idrak etmeye başladığım andan itibaren hep yapmak istediğim meslek giysi tasarımıydı ve attığım her adım bilinçliydi. Çok zor dönemler geçirmeme rağmen ortaokuldan beri planladığım her şeyi uyguladım. Şimdi tek hedefim modaya yön veren lider bir marka olmak.

• Profesyonel olarak ilk nerede çalıştınız?

2003’te Damat/Tween firmasında baştasarımcı olarak çalışmaya başladım. İki sene sonra eğitim için Londra’ya yerleştim ve okurken aynı zamanda Alexander McQueen için çalıştım.

Harry Potter galasında İngiliz sosyetesini giydirdi

• Önümüzdeki yılın modasından biraz bahseder misiniz?

Bence herkes sezon trendlerini filan boş versin, üstüne yakışanı giysin. Her birey kendini bulmalı ve kendi stilini yaratmalı. Her sezon hızlı tüketimi sağlamak için uygulanan bir sistemin içinde yer almıyorum ve takip de etmiyorum.

• Hangi ünlü filmlerin galasında sizin tasarımlarınız vardı?

Harry Potter ve Bruno filmlerinin Londra galaları için İngiliz sosyetesinden Hofit Golan ile çalıştım.

• Yeni projeleriniz neler?

Cannes Film Festivali kapsamında Vipica Productions ve Fashion TV, haute couture koleksiyonumun yer aldığı bir klip çekimi gerçekleştirdi. Eylülde proje basına servis edilecek. Bunun dışında 2011 Oscar törenleri için davet aldım ve özel bir haute couture koleksiyonu hazırlayacağım. İçinde ünlü isimlerin de bulunduğu seçilmiş davetlilere özel bir şov gerçekleştireceğim.

Tasarımlarıma özümü yansıtıyorum

• Genelde hep haute couture mü çalışıyorsunuz?

Özel davetler ve kırmızı halı organizasyonları için haute couture çalışıyorum. Bu sene gelinliğe daha da yoğunlaşmayı hedefliyorum. Bunun dışında hazır giyim olarak hazırladığım ilk kış koleksiyonumun AR-GE çalışmalarını yapıyorum. Ayrıca el ve şapka aksesuarları da tasarlıyorum.

• Mesleğinizin dönüm noktası olarak tanımladığınız bir tasarımınız var mı?

Master tez koleksiyonum bana birçok kapı açtı. Londra’daki defileden sonra kırmızı halı için teklif aldım ve bu koleksiyon ile İngiltere’nin bir kuruluşu olan Art-s-talker tarafından “Moda dalında Yükselişte Olan Genç Yetenek” olarak seçildim.

• Tasarımlarınızı hazırlarken öncelikle nelere dikkat ediyorsunuz?

Gerçek yaşamdan, gerçek insanlardan, duygu ve düşüncelerden besleniyorum. Yani aslında elle tutamadığımız ve göremediğimiz hislerden. Bu sebeple araştırma sürecimde ruh halimi etkileyeceğini düşündüğüm ortamlarda farklı düşünce yapısına ait insanlarla zaman geçirmeyi tercih ediyorum. Sınırlarımı mümkün olduğunca uzağa koyarım. Araştırma ve tema geliştirme sürecinde çok fazla yazı yazarım ve farklı sanat dallarıyla duygularımı aktarırım. Her aşama koleksiyonuma bir renk veriyor.

• Peki neden Türkiye’de değil de yurtdışında tasarımlar hazırlıyorsunuz?

Hedefim dünyanın tanıdığı bir Türk tasarımcı olmak. Bu nedenle de hedefime ulaşmak için rakiplerimle aynı ortamı solumam ve aynı platformda kendimi göstermem gerekiyor. Sektörün her alanında işin doğru yapıldığı yerde bulunmak çok önemli.

• Dünya basınının size olan ilgisi nasıl?

Uzakdoğu basını her zaman çok ilgili, özellikle Shanghai Moda Haftası’ndaki defilemden sonra daha da ilgi göstermeye başladılar. Bunun dışında Avrupa’da olduğum için buradaki ilişkilerim gün geçtikçe güçleniyor. İngiltere basını ve moda sektöründeki kilit isimler, Türklerin zengin bir kültür mirasına sahip olduğunun bizden daha iyi farkındalar ve özümü, yarattığım giysilere yansıttığımı düşünüyorlar. Amerikan basını da aynı şeyi düşünüyor ve özellikle Londra’daki yeni yetenekleri çok iyi takip ediyor.

Emeğimden faydalandılar

• İvana Sert’in Sex and The City filminin galasında giydiği kıyafette sizin tasarımınızdan esinlenildiği söyleniyor.

Konuya genel çerçeveden bakarak tamamen özgün tasarımlarla Türk modasını belli bir seviyeye getirmek için çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Moda sektöründe bu konu çok büyük bir sorundur. Bu riskin bilincinde olarak mesleğimi yapıyorum. Beni üzen tek şey, bir Türk modacının diğer bir Türk modacının emeğinden bu şekilde fayda sağlamış olmasıdır. Dünya film gösterimleri bir giysi tasarımcısının kendini ifade edebileceği en güzel platformlardır ve bu tarz platformlarda özgün olarak kendini ifade etme

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler