Buradasın: / /

Modanın yükselen yıldızı Siren Ertan Çarmıklı ile bir röportaj

Modanın yükselen yıldızı Siren Ertan Çarmıklı ile bir röportaj

MODERN ZAMANIN PERİ MASALI 


Siren Ertan Çarmıklı ismini yıllarca cemiyet hayatının en güzel ve en şık ismi olarak tanıdık. Kansere karşı verdiği mücadeleden galip çıkması onun aynı zamanda güçlü bir savaşçı olduğu fikrini de benimsetti bizlere.  Çarmıklı, şimdi moda ve tasarım dünyasında sağlam adımlarla zirveye dpğru ilerliyor. Tasarımlarına duyulan ilgi her geçen gün artarken, Çarmıklı hazırladığı özel koleksiyonlarla kadınları etkisi altına almaya devam ediyor. Çocukluğundan beri görsel açıdan güzel olan her şeye ve güzel sanatlara ilgili, resmede yatkın olduğunu belirten Çarmıklı’nın hayatı aslında modern bir peri masalını andırıyor. Aşkla beslenen bir evlilik, mutlu bir iş hayatı ve art arda gelen başarılar. 
 
Siren Ertan İstanbul markasını sıfırdan zirveye taşıdınız. Bugün çok başarılı bir grafik çizen markanızı oluştururken ilham kaynağınız neydi?
Benim ki garip bir öykü. Çocukluk hikayelerimi düşünürsek ben görsel olan her şeye,güzel sanatlara,özellikle de resme çok yetenekli ve meraklı ve bir çocukmuşum.Genç kızlığımda buna kendi kıyafetlerime olan ilgim de eklendi.Bu doğrultuda eğitim olarak 9 Eylül Üniversitesi-Güzel Sanatlar Fakültesi-Tekstil Tasarımı bölümünü seçtim.Ama kendi işimi kurmak gibi bir hayalim hiç yoktu.Ben eşimle paylaştığım özel hayatımın başka bir şirkette çalışmamı çok zorlaması,bu arada da çevremin stilimi ve kendime tasarlayıp diktirdiklerimi çok beğenmesi sonucunda markamı ve atölyemi kurdum. 
 
Siren Ertan İstanbul markasını tercih eden kadını tanımlar mısınız?
Her zaman kadın gibi kadınlar görmek istediğimi söylerim. Markamla o her daim görmek istediğim; şık,zarif,asil,kadınsı ama asla vamp olmayan,romantik ama güçlü kadını tasarımlarıma yansıtmaya çalışırım. Bu unsurları kendine yakın bulan kadınlar beni tercih ediyor olmalılar.
 
Yıllardır cemiyet hayatı içerisinde parmakla gösterilen sayılı güzellerdensiniz. Bu önemsediğiniz bir durum mu?
Hayır. Çünkü ben asla güzel olduğum söylenmeyen, böyle bir konu konuşulmayan bir ailede büyüdüm. Sadece bilgiye, kültüre önem veren babam için bu anlamsız bir konuydu. Mütevazılığını her daim koruyan annem ise bana hep  ’’Güzelliğine güvenme bir sivilce, zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter’’ derdi. 
 
Güzellik sizin için ne ifade ediyor?
Böyle büyütülmüş ve yirmi beş yaşına kadar ailesiyle yaşamış biri olarak benim için çok fazla bir şey ifade ettiğini söyleyemem. Sadece; önce Allah’a, sonra da genlerinden dolayı anne ve babama teşekkür ederim! Ama bana bakımlı olmayı sorarsanız işte o konuda bir kadın olarak hassas ve özenliyimdir.
 
Estetik yaptırma fikrine nasıl bakıyorsunuz? 
İnsan kendini daha iyi ve daha mutlu hissedecekse yaptırmalıdır bence.
Sizin kadınlara yaşının iyisi ve güzeli olma yönündeki önerileriniz nelerdir?
Ben sigara ve alkol kullanmıyorum. Yemek ayırt etmeden her şeyi yiyorum, uzun süreli katı rejimlerden uzak duruyorum. Düzenli bir hayat sürüyorum. ‘’İşleyen demir ışıldar’’ sözüne inanıyorum, kendimi her konuda beslemeye, geliştirmeye çalışıyor, üretken bir insan olmayı seçiyorum. Başıma ne gelirse gelsin hayata karşı heyecanımın azalmasına asla izin vermiyorum. Eğer bunlardan çıkan sonucu beğeniyorsanız içinden kendiniz için bir parça çekebilirsiniz..  
 
Eşinize duyduğunuz aşkı her fırsatta dile getiriyorsunuz. Evliliğin aşkı öldürdüğü fikrine inanmayanlardan mısınız? 
Bence aşkı öldüren evlilik değil, insanlardır. Bana göre aşk da evlilik de siz sürdürmek istediğiniz sürece sürer. Ama bunu sözde değil, özde istemelisiniz.
 
Katıldığınız davetlerde ‘’en şık bayan’’  ünvanı genellikle sizde bulunuyor. Giyindiğiniz kıyafetlerde nelere dikkat edersiniz. 
İltifatınıza teşekkür ederim. Ben çocukluğumdan bu yana hep içimden geldiği gibi giyindim. Ama insan yaşla birlikte kendini ve yakışanı daha iyi tanıyor. Heveslerinden ya da göz boyamalardan uzaklaşıyor. Üstelik benim işim de bu. Ben kendimi doğru giydiremezsem müşterilerime nasıl güven verebilirim ki. Çünkü ben işimin vitriniyim.
Siz daha çok kişiye özel çalışıyorsunuz. Mağazacılığa geçmeyi de düşünüyor musunuz?
Bu konuda çok soru ve talep alıyorum. Ama mağazacılık ve hazır giyim benim işimden çok farklı bir yapılanma gerektiriyor. Kendimi ikiye bölmem, personelimi ve zamanımı buna göre düzenlemem şart. Bunu istiyor muyum diye sorarsanız; ben atölyemde, müşterilerimle ve tasarımlarımla birebir kurduğum dünyamda çok mutluyum. Ama tekstil duayeni dostlarım benim bir marka olduğumu, bilgi, tasarım, müşteri, hakla ilişkiler-reklam potansiyelimle hazır giyime mutlaka girmem gerektiğini söylüyorlar. Ben işin tasarım kısmından çok ayrılmak istemediğime göre bunu doğru zamanda, doğru ortakla gerçekleştirmeliyim. Bu yüzden acele etmiyorum.
 
Tasarımlarınızda nasıl bir yol izlersiniz?
Müşterimin kendisinden ilham almak, ona göre tasarım yapmak, gideceği yere, yaşına, konumuna, renklerine göre giyinmesini sağlamak olmazsa olmazlarımdır. Bundan sonra kusurlarını kapatıp güzel yerlerini öne çıkarmaya odaklanırım. Tabi bu arada günün modası ve o ara beslendiğim detaylar da tasarımlarımı etkiler. 
 
Bu sezon ağırlıklı kullandığınız renk ve kumaşlar nelerdir?
Bu sezon o çok sevdiğim pastel renklerime devam etme imkanı tanıdı bana. Nil yeşili ,mint, bebe mavisi ve pembesi, gri mavi, duman, pudra, yavru ağzı, şeftali, ten rengi çok moda.Tabi bunlar yanında petrol mavisi,safir,yahut,zümrüt gibi renkli taş renkleri de yakışan müşterilerim için sıklıkla kullandığım renkler.Kumaşlarda ilk tercihlerim ise; krep,şifon ve şantung. İpek ise vazgeçilmezimdir.
 
Sizce modayı takip etmek marka giymek midir?
Markaların marka olma süreçlerine ve başarılı olmalarına büyük saygı duyarım.Ancak marka ve moda giyinmek sizi stil sahibi yapmaz.Sadece demode olmaman

İçeriği Paylaş

0 Yorum Yapıldı.

Yorum Yaz

E-Posta adresiniz saklı tutlacaktır.

Güvenlik Yasızı

Ünlü markaların yeni Moda Erkek Giyim, Kadın (Bayan) Giyim, Spor Giyim, Çocuk giyim, Gece Elbiseleri ve kıyafetlerini, trendler ve moda haberleri ensonmoda’da

Hakkımızda

Etiketler