Moda dünyasına modellikle girip fotoğrafçılıkla devam eden Tamer Akyol, şu sıralar New Yorkta Osmanlı üzerinden modern Türkü tanıtma çabalarına girmiş durumda. Akyol, orijinal konseptli The Ottoman New York mağazasını Broadwayde açmaya hazırlanıyor..
Şu sıralar fotoğrafçı Tamer Akyola, Cihangirin uzun süredir popülerliğini yitirmemiş olan mekânlarından Smyrnada rastlamak mümkün. Akyol, kafenin işletmecilerinden biri çünkü. Ancak kendisiyle konuşurken konu konuyu açtığında; çok yönlü, başarılı bir geçmiş ve önümüzdeki günlerde çok ses getirecek bir projeyle daha karşılaşıyoruz. Tamer Akyol, New Yorkun işlek caddelerinden biri olan Broadwayde, The Ottoman New York mağazasını açma hazırlıklarına hız kesmeden devam ediyor. Amaç ise Modern Türkü dünyaya tanıtmak...
- New Yorku fethedeceğinizi duyduk, doğru mu?
- Evet, çok önemli bir projenin arifesindeyiz. Nihayete erdiğinde çok ses getirecek bir proje bu. Buna fethetmek diyebilir miyiz? Evet, neden olmasın ama şunu da vurgulamak isterim ki, bahsettiğimiz fetih Ottoman adı altında yapılacak en şık fetih olacak.
- Mağaza neden ilk olarak New Yorkta açılıyor?
- Ottoman New York projesi, gerçekten çok büyük bir proje. Bu yüzden Avrupanın ötesinde, daha zorlu, daha büyük bir vitrinde yer alması gerekiyor. New York da modanın kalbi ve alabildiğine göz önünde. Ottoman New York projesinin Broadwayde gerçekleşmesi demek, günde 800 bine yakın insanın geçtiği bir caddede, bir bakıma Türkiyenin, dünyanın aslında daha önce hiç üstünde durmadığı ya da tanımadığı bir yönüyle, ışıltılı vitrinler ardında arz-ı endam etmesi demektir. Bu da bizim için gerçekten önemli.
- Açılış ne zaman?
- Proje hala gelişme aşamasında, bu sebeple kesin bir tarih veremem fakat kış koleksiyonuyla başlamayı planladığımızı söyleyebilirim.
- Peki biraz mağazanın tasarımından söz edebilir misiniz?
- Kafamızdaki Ottoman New York mağazası, alabildiğine geniş ve rahat bir mekan. Dekorasyonu ve enerjisiyle çok farklı bir mağaza olacak. Alıştığımız genel mağaza tanımının ötesinde, radikal bir mağazadan söz edebiliriz. Etrafta ne askılar dolusu elbiseler, ne de göz yoran raflar, dolaplar olacak. Dokunmatik duvar sistemi üzerinde çalışıyoruz. Her elbiseden tek bir parça asılı olacak, geri kalanı duvarlar arkasında alıcısını bekleyecek. İnsanlar, ekranlar aracılığı ile boğulmadan, hoşlarına giden elbiseleri görebilecekler. Bunun yanı sıra, mağazada bulunan plazma ekranlardan Türkiye görüntüleri, fotoğrafları sergilenecek. Müşterilerimize şık, onlar için çok farklı bir Türkiye resmi içinde, Türk kahvesi,Türk lokumu ikram edilecek.
- New Yorka tek başınıza gitmediğinizi düşünüyorum, yanılıyor muyum?
- Evet, Ottoman New York projesi zaten bu yüzden, böyle bir isim altında konuşlandı. Türk markalarının önde gelen isimleriyle ortak bir çalışma içerisinde olacağız. Nihayete erdiğinde dünyada ilk olabilecek bir konsept bu. Dünyanın büyük bir yüzdesinin, bırakın tekstilimizin hangi noktada olduğunu, Türkiyenin bugün bulunduğu noktayla ilgili en ufak bir fikirleri bile yok. İşte biz, bu noktada kimilerinin kafasında hâlâ develerin üstünde oturan Türkleri, bu farklı yüzleriyle, bir mağaza altında toplayıp, dünyanın en gözde vitrininde, dünyaya sunacağız.
- Mağaza için seçtiğiniz isimle ilgili ne söylemek istersiniz? New Yorkta ne kadar Osmanlı, Osmanlıda ne kadar New York göreceğiz?
- Biraz önce de bahsettiğim gibi, dünyanın gözünde Türkiye; fiziksel, kültürel, modern bağlamda Amerikaya, Avrupaya çok uzak bir yer hâlâ. Bu projeyle onlara, bizi hâlâ tanıdıkları isim olan Ottoman adı altında, fakat gerçek olan, alışık olmadıkları yüzümüzle merhaba diyeceğiz. İronik bir durum söz konusu yani. Bu projeyle birlikte New Yorkta, Ottoman kesinlikle hissedilecek.
Modern ve genç Türk
- Kısaca kendinizden, bugüne kadar yaptıklarınızdan söz eder misiniz?
- Kısaca demeniz iyi oldu, çünkü öyle uzun uzun kendinden bahsetmeyi seven biri değilim. Ama bugüne kadar sanatın, modanın farklı kulvarlarında çalıştım ve çeşitli başarılar elde ettim. 16 yaşımda, bir New York gezisi sırasında, tesadüfi olarak moda dünyasına, modellik yaparak dahil oldum. Fransada, doğup büyüdüğüm yer olan Almanyada ve ağırlıklı olarak New Yorkta bir çok ajansta modellik yaptım. Bunlara en iyi örnek olarak; dünyanın önde gelen ajanslarından biri olan Amerikadaki Ford Modellik Ajansını söyleyebilirim. Modelliğin yanı sıra dünyanın birçok yerinde moda fotoğrafları çektim, hâlâ da devam ediyorum. Bunların dışında konumuzla çok alakalı olmayan, müzisyenlik, dövüş sporları, oyunculuk, vb işlerle de uğraştım.
Kıyafet de var albüm de
- Ottomanla ilgili ilerleyen zamandaki planlarınız neler, sürprizler olacak mı?
- İlk olarak önceliğimiz tabii ki kıyafetler, fakat bunların peşi sıra, ayakkabılar, aksesuarlar, özel hazırlanmış standlarda dinleyip satın alabileceğiniz modern Türk müziğinden örnek albümler, güncel Türk edebiyatı örnekleri, vb birçok şeyin mağazada satışını gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Genel olarak birçok ihtiyaca yanıt verebilecek bir mağaza olacak. Temel amacımız ise başından bu yana sık sık tekrar ettiğim gibi, Türkiyenin aydınlık, modern yüzünü tanımlayabilecek bir mağaza yaratmak.
- Ottoman başka ülkeleri de fethedecek mi?
- Muhakkak. Böyle büyük bir pazarda başarıyı yakaladıktan, herkesden önce kendimize, yapabildiklerimizi ispatlayabildikten sonra hiç hız kesmeden; Ottoman London, Ottoman Paris projelerini gerçekleştirmek için kolları sıvayacağız.
Haberin Fotoğrafları
  
Sabah
|