Kalbinizi nasıl korursunuz?
Tarih: 2009-05-09 18:10:16.. Toplam Okunma: 19422
Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyak Elektrofizyoloji Bölümü Başkanı
ve New York Presbytarian Hastanesi doktoru Prof. Dr. Hasan Garan, tıpkı
dünyaca ünlü kalp cerrahımız Dr. Mehmet Öz gibi ABD’de sayılan ve sevilen bir
doktor... Türk Kalp Vakfı’nın 21’inci kalp haftasına katılan 63 yaşındaki Garan,
kendi geliştirdiği yöntemle dünyada her üç kişiden birinde görülen ritim
bozukluğunu, kalbi 60 dereceye kadar ısıtarak tedavi
ediyor.
Şok dalgalarla ritim bozukluğunu tedavi etti ABD’de
“yıldız doktor” olarak anılan Prof. Dr. Hasan Garan, 1969 yılında Harvard
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 25 yıl ABD tıp tarihinin en
önemli hastanelerinden Massachusetts General Hospital’de çalıştı. Philedelphia,
Boston, Houston hastanelerinde görev yaptı. Prof. Dr. Garan, ritmi bozuk
kalpleri katater yöntemi ile ısıtarak tedavi etmesiyle de tanınıyor. Felçlere
neden olduğu için özellikle 40 yaş sonrasında büyük sorun yaratan ritm
bozukluğu, Garan’ın geliştirdiği yöntemle birkaç saatlik operasyon sonucunda
iyileştirilebiliyor. Garan, geliştirilmesine öncülük ettiği yöntemi şöyle
anlatıyor: “Biz kataterin ucuna elektrik devreleri yerleştirerek kalbin içine
giriyoruz. Ritim bozukluğu olan bölgeye 12-13 saniyelik şok dalgaları vererek
tedavi ediyoruz. Operasyon yüzde 80 başarılı oluyor. Kalbin sorunlu bölgesini 60
dereceye kadar ısıtarak tedavi ediyoruz.”

750 khz. elektrikle ısınan kalpler
iyileşiyor Ritim bozukluğunun dünyada 40 yaşın üzerinde her üç kişiden
birinin sorunu olduğunu söyleyen Garan’a göre 200-250’nin üzerinde nabız yaratan
“aritmi”nin (kalp ritim bozukluklarının) hayati tehlikesi var. Bu yüzden bu
hastalar pil ve ilaçla tedavi edilemiyor. İçlerinden bazıları kateter yöntemi
ile tedavi edilebiliyor. Kateterler, toplardamarlardan vücuda giren ve eninde
sonunda kalbe ulaşan ince teller. Kateterin ucundan yapılan kayıtlarla elde
edilen elektrik sinyallerinin analizi, aritminin odak noktasını veriyor. Eğer
odak noktası doğru tespit edilebilirse, kalbin ritim bozukluğu yaratan 2mm-4mm.
arasındaki çok küçük bir noktasına 750 khz. frekansında elektromanyetik dalga
verilerek, kalp mekanik olarak zedelenmeden tedavi
edilebiliyor.
Hızlı atması, yavaş atmasına göre daha
riskli Prof. Dr. Hasan Garan, kalbin normalden hızlı atmasının yavaş
atmasına kıyasla daha büyük bir tehlikeli yarattığını söylüyor. Kalbin dakikada
200’ün üzerinde atmasının doğrudan doğruya hayati tehlikesi varken, yavaş
atmasından dolayı olan semptomlar da şuur kaybına yol açabiliyor. Ancak, kalbin
yavaş atmasının tedavisi pille çok kolay yapılabilirken, hızlı atması komplike
yöntemler gerektiriyor. Garan, “Genetik sebeplerden olan kalp hastalıklarında
bir artma da, azalma da yok. Çünkü onlar toplumdaki genlerin meydana getirdiği
bir oran. Bunlar içinde doğrudan doğruya konjenital dediğimiz hemen cerrahiye
ihtiyacı olan insanlar; kalbi delik olanlar, bazı kapaklarının çalışmadığı
insanlar var” diyor.
Kalp krizinin habercisi göğüs
sancısıdır Hasan Garan, kalp krizinin habercisi olarak koroner damarın
tıkanmasından meydana gelen arazların en belli başlısının “anjin” denilen göğüs
sancısı olduğunu anlatıyor: “Bu bilhassa, efor zamanında veya soğuk havada
meydana gelen göğüs sancısıdır. Özellikle soğuk havada yoklar, çünkü soğuk
havada efor yapar insanlar. O spazma karşı bir tandans olur. Ve göğüs sancısı
(anjin) olur. Bu göğüs sancısı insanı bir kere yoklar. Bunu hiçbir zaman
ihmal etmemek lazım. Çünkü çok spesifik bir semptomdur. Koroner hastalıklarında,
duvarda hastalık vardır. Aynı zamanda doğrudan doğruya tıkanması için ya
“tromboz” olur, yani tıkanıklık ancak yüzde 70-80’dir. Yüzde 100 tıkanması için
ya bir pıhtı meydana gelir, ya da spazm olur. Damarların duvarlarında adaleler
vardır. Onlar spazm yapar.”
Kalbiniz için tuzu kesin, kuruyemiş
yiyin Prof. Dr. Hasan Garan yaşam ve beslenme alışkanlıklarının
düzenlenerek kalp sağlığının korunabileceğini anlatıyor. Özellikle tuzun
tehlikesine dikkat çeken Garan bol bol meyve tüketmeyi öneriyor. Amerikan Kalp
Vakfı diyetin de ise meyvelerin ağırlığı kendini
hissetiriyor.
Tuza dikkat etmezseniz, 35’te tehlike kapıyı
çalar Ailede genetik bir kalp hastalığı eğilimi varsa, mutlaka
hipertansiyona, kolestrolün yüksek olmasına ve diyabete dikkat edilmesi
gerekiyor. Garan, “Obezite olmayan bir insan da eninde sonunda diyabet olur ama
70 yaşından sonra... Gıdasına aldırmayan bir insan, 25 yaşında 250 kiloysa, o
insanın ’Tip 2’ diyabetin vücudunda baş göstermesi daha erken yaşta olur” diyor.
Hipertansiyonda da, aynı durum geçerli. Eğer hipertansiyon için genetik bir
eğilim varsa, çok sükunetli bir hayat tarzı içinde yediğiniz tuz miktarına çok
dikkat ediyorsanız, 40-50 yaşına kadar hipertansiyon baş göstermeyebiliyor. Ama
stres altında yaşıyor, gıdanıza dikkat etmiyor ve çok tuz yiyorsanız, kalp
sorunları da 30-35 yaşında kapınızı çalıyor.
Sigaranın azı da çoğu
da aynı tehlikede Sigara, Garan’a göre kalp ve damar hastalıkları için
kategorik bir düşman. Sigarayı çok az içen bir insan varsa, bazı kanserlere
karşı riski çok büyük olmayabilir. Ama kardiyovasküler problemler açısından, bir
paket sigara içmek ile 2 sigara içmek arasında hiçbir fark yok: “Bir kere sigara
yakıp da içinize çektiğinizde, bütün damarları ve kalbi kaplayan ’endotel’
dediğimiz doku tamamen felce uğramaya başlıyor. Sigara içmek, kardiyovasküler
sihhat açısından bakarsanız kategoriktir. Ya içiyorsunuz, ya
içmiyorsunuz.”
Taşikardi öksürmek ve ıkınmakla
durdurulabilir Hasan Garan, kamuoyunda öksürerek kalp krizi tehlikesinin
atlatılacağı düşüncesinin yanlış olduğu görüşünde: “Öksürmekle geçecek ve şuur
kaybına yol açan yol, basit şeylerdir. İnsan böylesi bir durumda zaten kendi
kendine ayılır. Evinizin damını aktarıyorsanız, o zaman düşüp kafanızı
kırarsınız ama evde otururken vagüs sinirinin artmasından dolayı olan
baygınlıklar basit baygınlıklardır. Öksürmeseniz de geçebilir. Bazı gençlerde
görülen taşikardiler (kalbin hızlı atması hastalığı), öksürmekle de durabilir.
Ama o taşikardinin zaten hayati tehlikesi yoktur. O kişinin kapalı göğüs
masajına ihtiyacı vardır. 10 dakika, 20 dakika belki de yarım saat rahatsız
edebilir. Ve onu ıkınmak ve öksürmekle durdurmak mümkün olabilir. Ancak hayati
tehlikesi olan bir insan, öksürerek de kurtulamaz.”
Balık, sebze,
meyve, fındık ve cevizle beslenin Hasan Garan’a göre iyi bir kalp sağlığı
için balığın, sebzelerin, meyvelerin, yüksek olduğu, kızartma yemeklerinin çok
az olduğu, yumurta sarısı ve tereyağı gibi çok yüksek kolesterolün olmadığı,
kırmızı etin yavaş yavaş epey azaltıldığı bir diyet gerekiyor. Garan, kalp için
yararlı olan besinlerin yapraklı sebzeler, balık ve fındık, ceviz gibi
kuruyemişler olduğunu söylüyor: “Dün basküle çıktığım zaman, dün ne söylüyorsa,
bugün de aynı şeyi söylüyorsa o benim için güzel bir gün. Ben hiç kızartma
yemiyorum. 10 senedir ağzıma hiç kırmızı et koymadım. Ama vejeteryan değilim.
Menümde balık her zaman vardır”.
Amerikan Kalp Vakfı
Diyeti Hedef: 1 ayda ortalama 10 kilo. Günlük kalori: 1300 Kcal.
10 kilo fazlası olanların yapabileceği bu diyet tüm besin ögelerini
içeriyor. Bu diyette erkekler, günlük porsiyonu yüzde 50 artırabilir. 4 haftada
10 kilo vermek mümkün. Bu diyetin 30 gün boyunca uygulanacak günlük menüleri
Sabah: Çay, kahve (şekersiz), 2 kibrit kutusu peynir, salata, 1 ince dilim
ekmek. Öğle: 3 köfte kadar et veya tavuk veya balık (90 gr.), 1 ince dilim
ekmek veya 1 kase çorba, salata, 1 ince dilim ekmek veya 1 adet kaşarlı yağsız
tost, çay, kahve (şekersiz). İkindi: 2 porsiyon meyve veya 2 adet
galeta. Akşam: 5-6 yemek kaşığı sebze yemeği, salata, ince bir dilim
ekmek. Gece: 2 porsiyon meyve.
Amerika’da nasıl yıldız
oldu? “İlk çalıştığım yer Harvard Üniversitesi’nin 3 büyük hastanesinden
biri olan Massachusette General Hospital’dı. Ameliyat için ilk defa eter
(anestezi) verilen hastanedir. O salon, hâlâ müze olarak saklanır. Ama çok başka
sahalarda da derinliği olan bir hastaneydi. Kalp Anabilim Dalı da çok
kuvvetliydi. Hem bilimsel, hem de teknik yönden çok kuvvetli elemanlar vardı.
Biz o kişilerin elinde ders gördük. Hem klinik tecrübe gördük, hem de temel
ilimi öğrendik. İki yönden de eğitimim tam oldu. Onun neticesi olarak ben de
yaptığım araştırmalarla içinde olduğum sahaya yeni yöntemlerle katkıda bulundum.
” Kaynak:Tuğrul Tunalıgil/Vatan
Yayinlayan: Site Yoneticisi (IP: / Tarih: 2009-05-09 18:10:16)
Etiketler:
kalbiniz koruyun, kalbi korumanın yöntemleri, ,
(Yorum yazmak icin sisteme giris yapmalisiniz...) |
|