Bağımsız film festivali !f bu yıl sekizinci defa düzenleniyor.

Bağımsız filmlerin kalesi, vizyona girmesini dört gözle beklediğimiz filmlerin erken kavuşturucusu ve dünyadaki sinema eğilimlerinin habercisi !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12-22 Şubat tarihlerinde sekizinci kez yapılıyor.
Bu yıl İstanbul 2010 Kültür Başkenti ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen festivalin biletleri satışa çıkmışken, festivalin yönetmenleri Serra Ciliv ve Pelin Turgut bu yıl ilk kez bir slogan bulduklarını vurguluyorlar: “Senden başla”.
Ciliv “Zor bir sene geçirdik. Küresel kriz tabii ki festivali de vurdu” diyor: “İlk etapta ana sponsorumuzu kaybettik. Her şeyi baştan düşünmek, ta ilk yıldaki kafamıza dönmek zorunda kaldık. Bütün bunlar olurken, slogandaki gibi biz de kendimizden başlamış olduk.”
Turgut da bunun hem kendilerine, hem de seçilen filmler dolayısıyla izleyicilerine bir öneri olabileceğinin altını çiziyor: “Resim pek de iç açıcı değil; küresel kriz, ekolojik felaketle dünyanın sonu mu geliyor soruları... ‘Senden başla’ aslında küçük ölçekli bir hareket ama bir hareket.”

Sinema merkezi İstanbul
Onları bu temaya yönlendiren festivaldeki yapımlardan “Güzel Kaybedenler / Beautiful Losers” olmuş. “Film, New York’ta 90’ların başında oluşan ‘underground’ bir sanat hareketini anlatıyor. Sanatçıların yaptıkları, ilk başta kendileri için buldukları boş yerlerde sanat yapmak... Boş galeriler, boş dükkanlar, trenlerin üstü gibi... Derken kocaman bir hareket oluyor. Ve nihayetinde bütün görsel dünyamızı değiştiriyor. Şu anda Coca-Cola’ya kampanya da yapıyorlar. Ama o sıradaki ruh halleri, bize çok hitap etti” diyor Turgut.
Bu yıl “Slumdog Millionaire”, “Şampiyon / The Wrestler” ve “Tokyo!” gibi adı çok duyulan filmlerin bulunduğu Hit Filmler bölümünün açılış filmi “Teldeki Adam / Man on Wire” da “Senden Başla” sloganına cuk oturuyor. Nitekim bu yüzden bölümün açılış filmi olarak seçilmiş. “Bir adam, 70’lerde İkiz Kuleler’in arasına ip gerip ‘Yürüyebilirim’ diyor, ‘Yürüyemezsin’ diyorlar. Bir sene boyunca insanları örgütlüyor, sonunda başarıyor” diyor Turgut.
Ciliv ve Turgut festivalin ruhunu asıl yansıtan bölümün bu yıl ikinci kez düzenlenen, yarışma bölümü Keş!f olduğu konusunda hemfikir. “Buradaki derdimiz genç sinemayı yakalamak, yeni sinemanın yönlerini anlamaya çalışmak” diyor Ciliv. Turgut ise bu bölümün İstanbul’la da örtüştüğünü düşünüyor. “İstanbul’un, yeni sinemanın dünyadaki merkezlerinden biri olsun istiyoruz. Filmciler İstanbul’a gelsin, jüri gelsin, buradaki endüstri ile buluşsunlar” diyerek festivalin amaçlarından birine vurgu yapıyor.
Geçtiğimiz yıl Roy Anderson imzalı “Siz, Yaşayanlar / You, the Living” izleyiciden büyük ilgi görmüştü. İskandinav sinemasına ayrılan bölüm Kuzey Işıkları sayesinde, bir keşif daha yapmak mümkün. Turgut İskandinavların kendilerine has bir mizah anlayışları olduğunu ve “karanlık ama komik bir dünya” sunduklarını söylüyor. 

İlk kez Emek’te
Müzikle her zaman haşır neşir olan festivalin, bu yılki müzik filmleri bölümü “Karşı Sesler”de, altkültürü derinden etkileyen grupların belgeselleri programa dahil edilmiş. “Sözleriyle, söyledikleriyle, duruşlarıyla, tavırlarıyla dünyanın farklı yerlerinde farklı duruşlar çıkarabilen müzisyenlerin filmlerini seçtik” diyor Ciliv.
“Gökkuşağı”, “Nöbetçi Sinema” ve “!f Kısalar” gibi kemikleşen bölümlerinin yanı sıra festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da aktivitelere yer veriyor. Lokal Tünel’de gerçekleştirilecek söyleşiler, hem sinema izleyicilerine hem de üretim sürecinde yer alanlara hitap ediyor. 
Partiler de bu yıl çok hareketli. “Karşı Sesler” bölümünde gösterilen “Berlin’in Sesi / Berlin Calling”te konu alınan Paul Kalkbrenner, 13 Şubat’taki açılış partisi için İstanbul’da olacak. Gökkuşağı Partisi’nde de Babylon’da 8 DJ çalacak.
Festival bu yıl ilk kez Beyoğlu Emek Sineması’nı da mesken tutuyor. Ankara’ya taşındığı tarihler ise 26 Şubat-1 Mart.
!f’e “kendilerinden başlamak” belli ki yaramış. Dopdolu ve taze filmlerin bulunduğu programı, aktiviteleri ve partileriyle, sinemaseverler tüm sorunları 10 günlüğüne bir yana bırakacak gibi görünüyor. n


Serra Ciliv’in 5 önerisi
 “Teldeki Adam / Man on Wire”
 “Soğuk Yemek / Cold Lunch”
 “Kinogamma 1. Bölüm: Doğu & 2. Bölüm: Uzak Doğu / Kinogamma Part 1: East & Part 2: Far East”
 “Yakın Plan Kürtler / Close Up Kur

BU KATEGORİDEKİ DİĞER İÇERİKLER

’Vicky Cristina Barcelona’ kadın doğasına gönderme yapan bir romantik komedi: ’Vicky Cristina Barcelona’ kadın doğasına gönderme yapan bir romantik komedi:
Akla Zarar Filmler Akla Zarar Filmler

YORUM YAZIN


Oylama:0 puan ( 0 oy )

MARKA VE İŞTİRAKLERİMİZ