Beyoğlunun ilk çağdaş meyhanesi Münferiti cuma akşamı

Beyoğlunda Galatasaray Lisesinin aşağısında yeni bir meyhane açıldı. Alışılmış meyhanelerden farklı olan mekânda ızgara sucuk yerken Dalida dinleyebilirsiniz

Beyoğlu kozmopolitleşiyor. Evet, zaten öyleydi ama sadece gelen kitle değil açılan mekânlar da farklılaşıyor. Semt pek çok kafe, restoran ve bara evsahipliği yapsa da yeni konseptler pek tutmuyordu. Her geçen gün gelişiyor ama açılan mekânlar diğerinin kopyası olmaktan öteye gitmiyordu. Ne varsa İmroz, Refik, Yaren misali emektar meyhanelerde vardı. Ya da Ghetto, Babylon tarzı semte yenilik getiren kulüplerde. Denenmişi denemek, tutanı taklit etmek işletmecilerin işine geliyordu. Ama bu tabu yavaş yavaş genç girişimcilerin gayretiyle yıkılıyor. İşte Beylerbeyi rakılarının sahibi Ferit Sarper de bu girişimcilerden biri. Rakı-meze muhabbetini seven Sarper, Beyoğlunun ilk çağdaş meyhanesi Münferiti cuma akşamı Galatasaray Lisesinin aşağısında açtı. Münferit adı gibi münferit yani nevi şahsına münhasır bir yer. Meyhanelerde sıkça görülen bir gelenek vardır: Refik, Arifin Yeri, Ece gibi meyhane sahipleri mekânlarına kendi isimlerini verir. İşte Ferit Sarper hem bu âdeti bir nebze de olsa yerine getirmek hem de mekânı alışagelmiş meyhanelerden farklı olduğu için Münferit ismini seçmiş.

BARI DA VAR
Münferit Galata Residance binasının alt katında. Dışarıdaki masalar İtalyan lokantasını andırıyor. Hepsinin üzerinde beyaz masa örtüleri var. Üst kattan içeri girince de karşınıza bar çıkıyor. Meyhanede barın ne işi var? demeyin. Yemek öncesi şampanya ya da cin içip kanepe atıştırmak hiç de fena bir fikir değil. Bu arada Münferitin lyncburg limonatası müşterilerin şimdiden favori kokteyli olmuş durumda. Barda hangi kokteyli içerseniz için, meyhane masasında rakı isteyin derim. Üstelik sadece Beylerbeyi değil tüm rakı çeşitleri var.

FİKS MÖNÜ YOK
Aslında Münferit meyhaneden esinlenmiş bir restoran. Fiks mönü uygulaması yok. Ama tabaklar ortaya meze şeklinde geliyor. Tabii meze deyince aklınıza klasik meyhane mezeleri gelmesin. Ne yaprak ciğer var ne de haydari. Tüm mönüyü Ferit Sarper hazırlamış. İzmirli olması da Ege yöresine ait ürünlerin kullanılmasında rol oynamış. Bazı yemeklerde Fahriye isimli birinin, yazdığı Ev Kadını adlı kitabından esinlenmiş. Örneğin tarator soslu çiroz ve kuşkonmazda kullandığı sos o kitaptanmış.

EKMEKLER AKHİSARDAN
Münferitin mönüsünde peynirler ve şarküteri, soğuk tabaklar, sıcak tabaklar, salatalar, ana yemekler ve tatlılar olmak üzere altı farklı bölüm var. Su olarak şık cam şişede Kestane suyu servis ediliyor. Yemek öncesi her masaya da tahta üzerinde Akhisardan gelen kızarmış ekmek ve ançüezli tereyağı getiriliyor. Ançüezli tereyağı gerçekten de iyi bir karışım olmuş, tadı da biraz havyarı anımsatmış. Karnınızı tereyağıekmekle fazla doyurmayın ve değişik mezelerin tadına mutlaka bakın... Peynir ve şarküterilerin fiyatları 9-10 TL arasında değişiyor. Kayseri pastırması, Kars gravyeri, İzmir tulumu soğuk meze seçeneklerinden bazıları. Mönüde hem Türkçe hem de İngilizce açıklamaları yazıyor. Ama pastırma ve sucuk yerine Turkish peperoni gibi açıklamalar yok. İngilizcesinde de yine pastırma ve sucuk yazıyor. Soğuk ve sıcak tabakların fiyatları çok da ucuz değil. Örneğin tahin soslu tekir 23, fırınlanmış beyaz peynir 18 TL. Ama kullanılan malzemenin kaliteli olduğu daha tatmanıza gerek kalmadan anlaşılıyor. Bu arada fırınlanmış beyaz peynir kâğıtta servis ediliyor. Garson, kâğıdı masada keserek peyniri çıkarıyor. Üzerinde porçini mantarı ve trüf yağı var. Trüf yağının kokusu ağır. Masada sevmeyenler varsa tam yağlı beyaz peynir ısmarlamakta fayda var. Soğuk tabaklardan kuşkonmaz tarator tam da bu mevsime yakışır bir lezzet. Kuşkonmaz ufak ufak doğranmış ve tarator sosuyla karışmış olarak servis ediliyor. Fiyatı 18 TL. Dedim ya Münferitte fiyatlar çok da ucuz değil. Foie gras yerine tavuk pate var. Sarper, foie gras yerine tavuğu özellikle tercih etmiş. Yakında hindi ciğeri ile de yeni şeyler deneyecekmiş. "Tavuk ve hindi Türk damağına daha yakın geliyor," diyor. Diyor ama Çerkez tavuğunu ördekten yapıyor. Üzerine de balsamikle çekilmiş ördek göğsü ile servis ediyor. Sıcak tabaklardan mutlaka midyeli enginar dolmasını deneyin derim. Enginarlar İzmir enginarı, Ilgından geliyormuş. İçine risottolu midye doldurulmuş. Kaşıkla içini yiyorsunuz, ardından enginarı bölüp kabuklarını yemeye başlıyorsunuz. Mısır kremalı fener (21 TL), midyeli siyah kuskus (18 TL), dana yanaklı marul sarması (19 TL) sıcak tabaklardaki diğer alternatifleriniz. Ana yemekte tercihiniz balıktan yana ise balık suyunda haşlanıp çıkarılan kum midyeli poşe levreği deneyin. Etseverler ise ağır ateşte pişirilen dana kaburgayı tercih edebilir. Mönüde bir de iki kişilik deniz mahsulleri makarnası var. Fiyatı da 48 TL. Mezelerin ardından ortaya iki kişilik makarna kim ısmarlamak ister onu bilemem ama bu mönüye pek yakıştığını da söyleyemem.

KOOP DA ÇALIYOR HÜMEYRA DA
Münferitin bir diğer fark yaratan tarafı hiç kuşkusuz müzikleri. Farklı ama meyhane havasını bozmayacak şarkılar çalıyor. Connie Francisden Valentino da çalıyor Dalidadan Bambino da. Tam Anita ODay ya da Koop dinlerken bir anda Hümeyra ezgileriyle keyiflenebiliyorsunuz. Ya da Pete Doherty söylüyor: A little death around the eyes...

Pazarları kapalı
Münferit pazar hariç her gün açık. Öğlen servisi de var. Doluluk oranına göre cuma ve cumartesileri gece 04.00e kadar açık. Akşam gitmek için en ideal saat 20.00. Dışarıda oturmak isteyenler için ısıtıcılar da konmuş. İki katlı mekânın bence en keyifli yeri üst kattaki bahçe. Alt katta da dışarıda dört masa var. Buraya gelenler genelde rakı içiyor. (Editörün notu: Ancak yaklaşık yarım saat bekledikten sonra size söz verilen masanın başkasına verildiğini görebilir, üstelik açıklama almak yerine çocuk gibi kandırılmaya çalışıldığınızı farkedebilirsiniz. Yani bu tür işletmelerin en önemli sorunu olan servis meselesi henüz çözümlenememiş. O da zamanla çözülür deyip bir başka haber verelim.) Zaman zaman mekânda farklı DJler de çalacakmış. Kısacası Münferit Beyoğlunda farklı bir meyhane havası yaşamak isteyenler için ideal. Burada da kadeh tokuşturma sesleri, meze muhabbetleri var. Ama fonda Anita ODay. Bu arada tatlı olarak adaçaylı dondurmayı deneyin derim. Rakıdan sonra iyi geliyor, damakta hoş bir tat bırakıyor... Tel: (0212) 252 50 67

Kaynak:Sabah

BU KATEGORİDEKİ DİĞER İÇERİKLER

Glutensiz beslenenlere özel 5 lezzetli tarif Çölyak hastalığı olanların ve glüteni hayatından çıkararak daha sağlıklı bir beslenme şekline geçmek isteyenlerin en zorlandıkları konuların başında glütensiz ürünlerle hazırlanabilecek tarifleri çeşitlendirmek geliyor.İşte kolayca hazırlayabileceğiniz lezzetli glütensiz tariflerden...
Öğrenciler bayat ekmeklerden yemek ve tatlı yaptı Kocaelinin Darıca ilçesinde ilkokul öğrencileri bayat ekmeklerden yaptıkları yemek,tatlılarla yarıştı.Jüri üyeleri,yemek ve tatlıların tadına bakarak değerlendirmede bulundu.Yarışmada İrem Işın birinci,Salih Mert ile Yeliz Kaplan ikinci,Serenay Cebesoy ise üçüncü olurken, hediyeleri verildi.

YORUM YAZIN


Oylama:0 puan ( 0 oy )

MARKA VE İŞTİRAKLERİMİZ