Manga, dört yıl aradan sonra “Şehr -i Hüzün”le geri döndü

16 şarkıdan oluşan albümde uzun bir aranın Manga’ya ne kadar yaradığını fark ediyorsunuz. Gruptan Ferman Akgül (vokal), Yağmur Sarıgül (elektro gitar) ve Özgür Can Öney (davul) ile Şehr-i Hüzün’ü konuştuk. Grup, albümlerinin edebiyatın kasvetli romanlarındaki kadar derin ve olgun olduğunu vurguluyor.

Çıkış şarkınız “Dünyanın Sonuna Doğdum” ilk albümü anımsatmasına rağmen albümün bütünü ile alakası yok. Neden böyle bir parçayı seçtiniz?
Ferman Akgül: Hareketli bir şarkı ile çıkmak istiyorduk ve albümdeki en hareketli şarkılardan birini seçtik. Albüm genellikle ağır tempolu ve hayatı irdeleyen şarkılar dan oluşuyor.

İmajınız da tamamen değişmiş durumda. Beş yılda ne oldu size, büyüdünüz mü?
F.A.: Olgunlaştık. Görsellerin albümün ruh haline yakışmasını istedik. Animalar olsaydı aynı etkiyi veremezdi herhalde.

Müzikal anlamda neler değişti?
F.A.: Etkilendiğimiz şeyler gelişti ve değişti. Klasik Türk müziği ve halk müziğinden etkilendik. Edebiyattan alıntılar yapmaya başladık.

Karamsar şarkılar çoğunlukta... Nasıl bir ruh hali içerisinde yazdınız şarkıları?
F.A.: Bazı şarkıların çok zorlamışlığı var. 5-6 ay bir sözle uğraşıp bir şey ortaya çıkmadığı olmuştu. Benim en çok yazabildiğim anlar, gecedir. Bu albümde ise kendimi garip bir şekilde hüzne boğdum. Özgür de “Niye böyle yapıyorsun” deyip durdu. Eski kitapları karıştırmaya başladım. Ahmet Hamdi’nin mektuplarını aldım, okudum. Orhan Veli’ye geri dönüş yaşadım.
Özgür Öney: Ferman, normal şartlar altında akıllı ve mantıklı insanların uzak durması gereken ve duygusal buhranları tetikleyecek şeyler okumaya başladı.
Yağmur Sarıgül: Bu mazoşistlik de olabilir. Albümdeki sözler Elif Şafak’ın kitaplarındaki gibi ağır.

Albümde bir alt metin aramamız gerekiyor mu?
Y.S.: Zaman kargaşası var aslında. Bazı filmler vardır, izlediğinizde hangi zamanda geçtiğini anlayamazsınız. Arabalar 1940 modeldir ama bir tarafta cep telefonları vardır. Biz bu albüm için öyle hissediyoruz. Tuluyhan Uğurlu’nun eskilere götüren “Hayat Bu İşte” adlı şarkısı albümü anlatıyor. Albüm kapağındaki fotoğrafın tam olarak nerede çekildiği belli olmaması da belirgin özelliktir.
F.A.: Fotoğraflara bakınca hangi şehir ya da hangi zaman belli değil. Her yer diyebilirsiniz. Londra’da çekildi ama İstanbul’un herhangi bir yerinde çekilmiş sanabilirsiniz.

‘İstanbul Kanatlarımın Altında’ filminin melodisini kullandınız. Neden daha yeni bir filme destek olmadınız?
F.A.: Hiç yeni eski diye düşünmedik. O hep yapmak istediğimiz bir şarkıydı. Taslakları çok eskiye dayanıyor. Düet olarak bir de Alper Aga ile ‘Evdeki Ses’i söyledik, o şarkı da bizim için çok önemlidir.

Şarkılarınızın sizde yarattığı özel çağrışımlar var mı?
Y.S.: Ferman’la bizim gittiğimiz bir meyhane vardır. Albüm yapılışı sırasında oradaki muhabbetlerimizin de beste ve sözlere etkisi oldu.

“Şehr-i Hüzün”ü iki yıl değil de bir ayda tamamlasaydınız, karşımıza daha mı farklı bir şey çıkardı?
F.A.: Tabii ki... Bir şarkıya saplanıp kalmıyoruz, hepsi değişime uğruyor. Beş senede de, bir haftada da int(11)irdiğimiz şarkılar var. “Cevapsız Sorular”, en uzun sürede ortaya çıkan şarkı. 2003’de yapmaya başlamıştık.

Siyaset müzikle iç içe olmamalı

Müzik yaparken nelerden ilham alıyorsunuz?
Y.S.: Yalnızlık temasından, bu özel bir yalnızlık. Kalabalıkların içerisindeki duygudan bahsediyoruz. Etrafınızda birçok insanın olması yalnız olmadığınızı göstermez. İstanbul’un tezatları, kendi içimizdeki çelişkiler... Atmosfer değişikliği yaşadık, Ankara’dan İstanbul’a yerleştik ve bu albümün bestelerinin tamamını burada çıkardık. O adaptasyon süreci ve onun getirdikleri de albüme yansıdı.
F.A.: Türk filmlerinden etkilendim. Muhsin Bey’e çok takılırız, öznel olarak. Sözleri yazmaya başladığımızda da bir şekilde bizi çok fazla etkiledi.

Rock gruplarının politik görüşlerini açık bir şekilde ifade etmesi size doğru geliyor mu?
F.A.: Her türlü görüşümüz bu albümde var.
Y.S.: Biz burada kalıcı bir iş yapıyoruz. On sene sonra geriye dönüp de şunu yapmasaydık demek istemeyiz. Çok saf ve açık bir şekilde siyasetin, müzikle iç içe geçmesi hoşumuza giden bir durum değil.

Kesin bir şekilde politik görüşünüzü belli etseniz, kitleniz azalır mı?
Y.S.: Bu durum da trend haline gelmeye başladı. Herkes savaşa karşı olduğunu söylüyor ama bu sözün içini dolduramıyorlar.

Daha olgun ve kararlıyız

Şehr-i Hüzün albümünün derdi ne?
Ö.Ö.: “Dünyanın Sonuna Doğmuşum” şarkısından, albümle ilgili duyguları kavrayabileceksiniz. Televizyondaki insanların üzerinde, sanki ülkede hiçbir şey olup int(11)miyormuş gibi bir rehavet var. Olumsuz giden birçok şey varken insanlar toz pembeymiş gibi davranıyor.
Y.S.: Gündelik rutine kapılmışlığın getirdiği ve çıkmaz döngüden kafamızı kaldırmamız gerektiğini gösteriyoruz. Çözümünü tabii ki bilemeyiz ama insanların uyanmasına neden olabiliriz.
F.A.: Kendimizle savaşıyoruz. İnsanların söylediklerine ve onların dediklerine göre şekillenmeye çok fazla kulak asmıyoruz. Bu albümde daha olgun ve daha kararlı bir Manga var.

Kalıcı olmayı nasıl sağlayacaksınız?
Ö.Ö.: Albümümüzün insanların ufuklarını açacağını biliyoruz. İnternetten bir şeyler araştıracaklar. Kitabı açıp bakacaklar. Şu anda dünyada bilinçsiz bir tüketim söz konusu. Piyasa belli başlı markalar ekseninde dönüyor ve insanlar sadece o markalar ve isimlerle kendilerini ifade etmeye çalışıyor. Müzik, o tür sıfatlarla ifade edilebilecek kadar sığ olmamalı.
İzlediğiniz en iyi konser performansı hangisiydi?
Y.S.: Incubus’un
İstanbul konseri.
DVD olarak Muse’un performansı.
F.A.: Kuruçeşme Arena’daki Roger Waters
Ö.Ö.: Ben de Kuruçeşme’de Tool’u izlemiştim. Bir de Rock İstanbul’da Pentagram’dan önce Müslüm Gürses çıkmıştı. “Uzun hava söyleyeceğim gençler!” dedi ve ’Ölürsem Kabrime Gelme İstemem’ şarkısını söyledi.
F.A.: Orada ne rock, ne rap kaldı.

İstanbul’a yeni gelmiş çocuklarız

Hiç küfür yediğiniz konser oldu mu?
F.A.: Her konserde olabilir, bunun önüne geçemiyorsunuz.
Y.S.: İnsanlar çok bilinçli bir şekilde tepkilerini göstermiyor. Başarısızlıklarını ve mutsuzluklarını orada tatmin etmek istiyorlar. Bunu yapmanın daha güzel yön

BU KATEGORİDEKİ DİĞER İÇERİKLER

Hamiyet Akpınar Kendimi beğenmediğim için makyaja başladım

Başarılı makyaj sanatçısı Hamiyet Akpınar, mesleğinde ilerleme serüvenini ve güzellik, bakım tüyolarını MAG’a anlattı.

Karadenizli Şarkıcı Resul Dindar'ın Anne ve Babası Trafik Kazası Geçirdi

Karadenizli ünlü sanatçı Resul Dindar'ın anne ve babası trafik kazası geçirdi. Üzücü haberi alan Dindar, apar topar memleketine gitti.Karadeniz ezgilerini son yıllarda en güzel şekilde seslendiren Karadenizli sevilen sanatçı Resul Dindar'ın anne ve babası trafik kazası geçirdi.

YORUM YAZIN


Oylama:0 puan ( 0 oy )

MARKA VE İŞTİRAKLERİMİZ

  • Şirket İsimleri Firma İsimleri Bulma

    Yeni marka ismi, firma, mağaza ve işyeri açmak isteyenler için akılda kalıcı ve orijinal şirket isimleri bulmak için öneri ve örnekleri ile 2021 yılına dair trendleri aşağıda bulabilirsiniz.

    Marka Tescil Ücreti

    2021 yılı Marka Başvuru Ücreti 280, Hizmet Ücretleri 250, Tescil Belgesi Fiyatları 986, Toplam Marka Tescil Ücreti 1.561 TL'dir. (KDV DAHİL)

    Marka sorgulama

    İsim hakkı sorgulama nasıl yapılacağını, tescil kriterlerini uzman görüşün olduğu video anlatımı eşliğinde buradan marka sorgulama yapabilirsiniz.

  • TEK SINIFLI MARKA BAŞVURU

    Tek sınıflı marka başvuru ücreti olan 575 ₺ (KDV DAHİL) kredi kart ile satın alarak anında marka ve logonuzu marka tescil yoluyla koruyabilirsiniz.

    MARKA TESCİL YENİLEME

    Kredi kartı ile Marka Tescil Yenileme Ücreti 1.176 ₺ (KDV DAHİL) Havale/EFT yoluyla ise İNDİRİMLİ marka yenileme ücreti 1.117 ₺’ dir.( KDV DAHİL)

    MARKA DEVİR

    Marka devir ücreti olan 865.36 ₺ + KDV kredi kart ile satın alarak anında marka devir işlemlerinizi yapabilirsiniz.

  • Tasarım Tescil Ücreti

    2021 Yılı başvurudan belgenin teslimine kadar Tekli Tasarım Tescil Ücreti toplamı 599 ₺ (KDV Dahil), Tekli Tasarım Tescil Yenileme Fiyatları 777 ₺ (KDV Dahil), Tasarım Tescil Devir Ücreti 960 ₺ (KDV Dahil)' dir.

    Patent Ücretleri

    2021 Yılı Patent ücretleri, Patent fiyatları, ve Resmi ücretleri ve toplam patent maliyetlerini aşağıdaki tabloda inceleyebilirsiniz

    TEKLİ TASARIM TESCİL

    Başvurudan tescil belgesine teslimine kadar, toplam tekli tasarım tescil ücreti 599 ₺ (KDV DAHİL)