Tarih, sanat ve keyfin adresi: Safranbolu

Birkaç gün önce Safranbolu’da düzenlenen Belgesel Film Festivali birçok kişinin yolunu Safranbolu’ya çevirdi. Katılanlar arasında Türker İnanoğlu, Cahit Berkay ve Moğollar, Zeki Alasya, Salih Güney, Murat Soydan, Balkan Naci İslimyeli gibi birçok ünlü ve tanıdık isim de vardı. Hatta festivale Kongo’dan bile bir dans grubu katılarak Safranbolu’yu renklendirmiş. Balkan Naci İslimyeli festivalle birlikte yöresel malzemeleri de kullanarak Hamam “Su ve Ayna” adlı sergisini açtı. Diğer aktiviteleri kaçırmış olanlar üzülmemeli, sergi 30 Ekim tarihine dek izlenebilecek. Balkan Naci İslimyeli’nin sanatsal yorumu giysi konusunda çok özel bir bildirim sunuyor. Balkan Naci İslimyeli’nin Safranbolu’da festival sırasında açılışı yapılan Hamam “Su ve Ayna” adlı sergisine ilişkin aşağıda söyledikleri hayli çarpıcı.

16 yıldır Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor

Safranbolu hepinizin bildiği gibi 1994 yılından bu yana UNESCO tarafından korumaya alınmış ve “Dünya Kültür Mirası” listesine girmiş. Safranı, lokumu, mimarisi, güleryüzlü esnafı derken sokak aralarında akşamı ediyorsunuz. Sokaklarda, çarşıda insanlarla sohbet ederek gezmenin tadına varmanın tam yeri de diyebiliriz. Özellikle demirciler çarşısı benim çok ilgimi çeker. Sadece gezmekle kalmayıp alışveriş de yapabilirsiniz. Bununla kalmayıp, Kalaycılar çarşısını, semercileri ve aslında tüm sokakları gezmelisiniz. Polis karakoluna da uğramayı ihmal etmeyin. Merak etmeyin karakolda duvardaki eski fotoğrafları inceleyecek ve polis memurlarının konukseverliği ile karşılacaksınız. Size ikramda bulunacaklar ve keyifli vakit geçireceksiniz.

Bir öteki düşü olarak giysi

Çıplak insanın üzerinde tek bir giysi vardır; derisi. Onun üzerine eklediğimiz her şey rollerimizin, imrenmelerimizin, taşıdığımız basınçların ya da aidiyetlerimizin göstergeleridir. Bir anlamda giysi gönüllü bir mahkumiyet ya da taşınabilir hapishanedir. O örtülerle yalnızca tenimizi değil gerçeklerimizi de başkalarından saklarız. Bir metamorfoz iksiri olan giysiler giderek daha katı hiyerarşik sembollere dönüşürler. Bu kez giysiler aracılığıyla sıçradığımız yerlerin tutsakları oluruz. Argomuza ustalıkla kattığımız bir mecaz olarak giyinmek ve soyunmak, “gibi olmaya” mahkum edilen insanın çaresizliğini ince bir alayla vurgular... Kundak ve kefenin hakikiliği arasındaki tüm evrelerin giysileri, yaşam içindeki konum ve duruşlarımızın görüntüleri, sembolleridir. Akıl, yaratıcılık ve delilik sınırları arasındaki kıl payı ayrımın üniformalarıysa kuşkusuz deli gömlekleridir. Kolları o denli uzun olmasa da bir giysinin bizi bağlayan sahteliklerinden kurtulduğumuz ölçüde “insan” olmaya soyunuruz.” Sergi 30 Ekim’e dek açık...

Havuzlu Hakkı Asmaz Konağı mutlaka görülmeli


Safranbolu’ya gidip konakları gezmemek olmaz. Hepsi birbirinden güzel olan bu konaklar içerisinde çarşıda bulunan bir çok kez ödül almış olan Havuzlu Hakkı Asmaz konağını görmeniz bence zorunlu. 600 metrekareden büyük olan 9 odalı bu konağı gezerken ben karmakarışık şeyler hissettim. Konak aynı aile içinde kuşaktan kuşağa aktarılarak, korunarak gelmiş bugüne... İlk aklıma gelen bu konağın sahiplerinin batılı bir ülkede olsa ödüllendirileceği ve konağın korunması için her türlü desteğin sağlanacağı oldu. Konağın güzelliği ve paha biçilemezliğini gören arkadaşım da benim gibi şaşkınlığa uğramıştı ve “Bu konağı yapan ve burada yaşayan bir toplum bu kadar kısa sürede neden bu günkü hale gelebildi? Arada bir kara delik olmalı” dedi. Gerçekten de haklıydı. Bunu tasarlayabilen bir toplumun torunları olarak sadece konak sahiplerine saygı duyduk ama aslında utandık.
Safranbolu’da konaklamak için de alıştığınız otelleri değil bir konağı tercih etmelisiniz. Ben Değirmenci Konak’ta daha önce konakladığım ve memnun kaldığım için yine aynı yeri tercih ettim. Konağın işletmecileri size gün içinde yapmak istediğiniz tüm geziler ve diğer aktiviteler konusunda fikir verebilir, destek olabilirler ve hatta bunu keyifle yaparlar. Konakta oda+kahvaltı hizmeti var. Bu konuda da birçok seçenek var. Ben size Bağlar semtindeki Havuzlu Köşk’ü öneririm. Abdi Bey’in işlettiği bu köşk hem 1’inci katta bulunan havuzlu salonu hem de güzel havalarda mükemmel bahçesi ile hoş bir mekan. Yemekleri ise rahatlıkla söyleyebilirim herkesi memnun edecek kalitede.

Nasıl gidilir?

Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Karabük’e bağlı en büyük ilçe olan Safranbolu, Ankara’ya 220 km (otobüsle 2.5 saat), İstanbul’a 390 km ve otobüs ile 4,5 saat uzaklıkta. İlçenin bağlı olduğu ilin şehir merkezine olan uzaklığı ise 8 km... Ankara ve İstanbul’dan gelenler için otoyolda Gerede çıkışından sonra Karabük-Samsun yolunu takiben yaklaşık 35 km sonra yol İsmetpaşa mevkiinden sağa kıvrılarak bir üst geçişle Karabük Karayoluna ayrılıyor. Karabük merkezindeki tabelaları izleyerek birkaç dakika içinde Safranbolu’ya ulaşabiliyorsunuz.


* Değirmenci Konak Servet Erkenez c17www.degirmencikonak.com
Tel: 0370 725 50 45
Mobil: 0532 482 98 77
email: c17info@degirmencikonak.com

* Havuzlu Köşk Abdi Dayan
Tel: 0370 725 21 68

Süha Derbent/Vatan

BU KATEGORİDEKİ DİĞER İÇERİKLER

TÜRKİYE COĞRAFYASINI TANIMAK İÇİN: BATI KARADENİZ

AĞUSTOS sonunda rahatlıkla gezeceğimiz ve eski şartların çok değiştiği bir bölge... Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sinop, Kastamonu ve bugünkü Zonguldak aynı vilayetin parçasıydı. 

Çıldır Gölü'nün buzlu yüzeyinde doğum günü kutlaması

Deniz BAŞLI- Dinçer AKTEMUR/ARDAHAN, (DHA) - ARDAHAN’ın Çıldır ilçesinde bulunan, yüzeyi buzla kaplı Çıldır Gölü’nün üzerinde, gençlerin doğum günü kutlamasında renkli görüntüler ortaya çıktı.

YORUM YAZIN


Oylama:0 puan ( 0 oy )

MARKA VE İŞTİRAKLERİMİZ