Üç yanı denizle çevrili bir adayı andıran Amasra

Yeşilin giderek daha da koyulaştığı ormanları, mavinin laciverte döndüğü uçsuz bucaksız denizi ile Amasra tam bir Karadeniz kasabası. Bartın ilinin bu şirin ilçesine tepelerden inerken karşınıza çıkan manzara müthiş. Üç yanı denizle çevrili bir adayı andıran Amasra yılın neredeyse her ayında gidilebilecek kadar çekici bir yer. Daima en taze balıkları bulabileceğiniz restoranları, pazarda köylerinden getirdikleri taze ürünleri satan köylü kadınları, ilçenin yakınlarında görülebilecek yerler Amasra’yı özel kılıyor. Üstelik Amasra, İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlere yakın olmasının avantajını da yaşayan bir yer. Örneğin bir Cuma akşamı canınız taze balık mı çekti, hemen yola koyulup 4,5 saat sonra Amasra’da olabilirsiniz. Ben de Amasra’ya gitmeye karar verip yola çıktıktan 4,5 saat sonra Amasra tabelasını görmüştüm bile. Bakacak Tepesi Amasra’yı kuşbakışı gören bir nokta ve Bakacak Tepesi’nden aşağı bakanlar dünyanın sekizinci harikasının bu kasaba olduğunu düşünebilir.

Konaklama adresleri

“Amasra halkı ilk ev pansiyonculuğunu yapanlardandır” demek yanlış olmaz. Henüz bu kentte oteller ve pansiyonlar yokken Ankaralıların tatil tercihleri arasında başı çeken Amasra’da halk gelen turistlere evlerini açmış. Sonrasında ise pek çok otel ve pansiyon hizmete girmiş. Şimdi dilediğiniz kadar lüks otel ve pansiyon bulabilirsiniz.

Tarihi liman kenti

Amasra bir yarımada üzerine kurulmuş bir liman kenti. İki koyu, iki adası ve beş tepesi var. Her bir tepeden ayrı bir güzellik seyrediliyor. Boztepe’den Amasra’yı seyretmeye ise doyum olmuyor. Amasra’nın merkezinden Boztepe’ye ulaşmak için küçük bir tarihi köprüden geçiyorsunuz. Bu yürüyüş çok uzun sürmüyor. Sadece 10 dakika diyebilirim.
Bu 10 dakikalık zamanda kentin tarihi dokusunu hissetmemek imkansız. Sesamos, Amastris ve Amasara isimlerini alan bu tarihi kasaba tam 3 bin yıllık bir geçmişe ev sahipliği yapıyor. Kasabanın balıkçıları, artık sayıları giderek azalan taş kömür işçileri, el işi yapan dokumacı kadınları, ağaç ustaları nasıl bir tarihle yaşadıklarının farkında.

Amasra... En güzel keşfetme rotası...

Tepeler üzerine kurulu bu güzel kasabayı kuşbakışı izlemek için en uygun nokta Bakacak Tepesi. Amasra’ya inmeden hemen önce karşınıza çıkan bu tepeden bakıldığında; Amasra’nın iki adası Büyük Ada (Tavşan Adası) ve Boztepe, Amasra karasının bir parçası gibi görünüyor, bu görüntüye sakın aldanmayın. Bakacak Tepesi’nin karşı yamacına tırmanabilirseniz bu adaların karadan ayrı olduğunu göreceksiniz. Yavaş yavaş aşağılara doğru indikçe, önce Amasra’nın merkezine geleceksiniz. Burada Abdullah Uysal’ın sahibi olduğu Han Büfe’de biraz soluklanın. Kahve veya çayınızı içerken onun hoş sohbetine tanıklık edin. Sonra Amasra’yı keşfe başlayın. Merkezden yukarılara yürürken, Kemere Köprüsü’ne varacaksınız. Yarım adanın iki limanının ortasından kale kapılarından geçtikten sonra Tavşan Adası’nın karşısındaki tepelere ulaşacaksınız. Tavşan Adası yani Büyük Ada mendireğe çok yakın. Sonra Boztepe’den aşağılara yani merkeze doğru inmeye başladığınızda ise Cenevizliler’den kalma yapıların üzerine konumlanmış yeni yapıların nasıl da uyum içinde yükseldiklerine hayret edeceksiniz. Bu kentte arabayla gezmeye sakın niyetlenmeyin çünkü o kadar küçük ve güzel ki mutlaka yürüyüş yapın.

Nerede kalınır?

* Büyük Liman Otel

0 378 315 39 00

* Bedesten Otel

0 378 315 19 38

* Türkili Otel

0 378 315 37 50

Nerede yenir?

* Canlı Balık

0 378 315 26 06

* Çeşm-i Cihan

0 378 315 10 62

Amasra ve balıkçıları

Amasra’da birçok balık lokantası var ve hemen hepsi dolup taşıyor. Amasra’da yapılan salata ve balıkları başka bir yerde yemeniz olanaksız. Fiyatlar ise abartılı değil. Bu arada unutmadan söylemeliyim ki, Amasralıların çoğu geçimini balıkçılıkla sağlıyor.

Alışveriş keyfi

Kaleden aşağıya inerken çarşı merkezine varmadan sola dönen sokaklardan birinde Amasra’nın “çekiciler” tabelasını göreceksiniz. Bu çarşıyı mutlaka gezin. Küçük ahşap tekneler, şimşir ağacından kaşıklar, çatallar, Anadolu’nun en güzel dokumalarını burada göreceksiniz. Üstelik ucuz da.

Süha Derbent/Vatan

BU KATEGORİDEKİ DİĞER İÇERİKLER

TÜRKİYE COĞRAFYASINI TANIMAK İÇİN: BATI KARADENİZ

AĞUSTOS sonunda rahatlıkla gezeceğimiz ve eski şartların çok değiştiği bir bölge... Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sinop, Kastamonu ve bugünkü Zonguldak aynı vilayetin parçasıydı. 

Çıldır Gölü'nün buzlu yüzeyinde doğum günü kutlaması

Deniz BAŞLI- Dinçer AKTEMUR/ARDAHAN, (DHA) - ARDAHAN’ın Çıldır ilçesinde bulunan, yüzeyi buzla kaplı Çıldır Gölü’nün üzerinde, gençlerin doğum günü kutlamasında renkli görüntüler ortaya çıktı.

YORUM YAZIN


Oylama:0 puan ( 0 oy )

MARKA VE İŞTİRAKLERİMİZ